ABD Senatosu, Donald Trump yönetiminin dış politika kadrolarını şekillendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda yapılan oylamada Frank Garcia, yeni Afrika Müsteşar Yardımcısı oldu. Garcia, kıtadaki 54 ülkeyle yürütülen diplomatik ilişkilerin yönetimini üstlenecek. Yeni müsteşar yardımcısı, görevi eski bir CIA analisti olan Nick Cheeker’dan devralacak.
Yardımlar yerine ticaret odaklı yeni dönem
Frank Garcia, Senato Dış İlişkiler Komitesindeki konuşmasında Washington’ın kıtaya yönelik yeni yaklaşımını netleştirdi. ABD’nin Afrika politikasındaki geleneksel yardım ve bağımlılık ilişkilerini eleştiren Garcia, bu dönemin kapandığını belirtti. Yeni dönemin şifrelerini “Amerika öncelikli” vizyonuyla açıklayan Garcia, “Dışişleri Bakanı Marco Rubio liderliğinde, ilişkilerimizi karşılıklı çıkara dayalı ticaret ve yatırıma yönlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Yeni stratejinin en somut örneği Lobito Koridoru projesi olarak öne çıkıyor. Angola, Zambiya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ni bağlayan bu hat, stratejik madenlerin taşınmasını kolaylaştırıyor. Garcia, kıtaya yapılacak tüm insani yardımların bile ABD ulusal güvenliğine katkısı oranında ölçüleceğinin altını çizdi.
Güvenlik riskleri ve küresel rekabet
Bölgesel güvenlik meselelerine de değinen Frank Garcia, Sahel ve Kuzey Afrika’daki istikrarsızlığın doğrudan ABD çıkarlarını tehdit ettiğini belirtti. Bölgedeki El-Kaide ve DEAŞ bağlantılı gruplara karşı yerel yönetimlerin sorumluluk alması gerektiğini savunan Garcia, Washington’ın doğrudan bir askeri rol üstlenmeyeceğine dikkat çekti.
Yeni müsteşar yardımcısını sahada diplomatik ve askeri açıdan zorlu bir tablo bekliyor. Kıtadaki 51 Amerikan büyükelçiliğinin 34’ünde resmi bir büyükelçi bulunmuyor. Senatör Jeanne Shaheen, komitede yaptığı konuşmada, “ABD’nin boş bıraktığı her diplomatik koltukta bir Çin büyükelçisi oturuyor” uyarısını yaptı. Rusya da Sahel bölgesindeki askeri varlığını “Afrika Kolu” üzerinden derinleştiriyor. Siyasi analistler, azalan USAID bütçesinin Washington’ın yumuşak gücünü zayıflatırken Moskova ve Pekin’in kıtadaki nüfuz alanını genişlettiğini kaydediyor.



