İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere iki günlük resmi bir ziyaret için pazartesi günü Washington’a hareket etti. Trump’ın göreve yeniden başlamasından bu yana altıncı kez gerçekleştirilen bu ziyaret, Gazze’deki savaşın seyri, Suriye ve Lübnan’daki askeri varlık ile İran’la yaşanan son çatışmaların ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından dönüm noktası niteliği taşıyor.
Ziyaretin ana gündem maddeleri arasında Gazze’deki ateşkes çabaları, savaş sonrası döneme ilişkin planlamalar, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve İsrail’in çekilme taleplerine yaklaşımı yer alıyor.
Uluslararası Güç ve Çekilme Anlaşmazlığı
İsrailli yetkililer, kabinenin Gazze’ye “Uluslararası İstikrar Gücü”nün girmesini onaylayan yasal çerçeveyi kabul ettiğini belirtti. Fas ve Uganda gibi dost ülkelerden yaklaşık 200 personelin katılması beklenen bu güç, İsrail’in doğrudan kontrolünde olmayan bölgelerde faaliyet gösterecek.
Ancak Washington ile Tel Aviv arasında kritik anlaşmazlıklar bulunuyor. ABD yönetiminin Gazze, Suriye ve Lübnan’dan aşamalı çekilme taleplerine karşılık Netanyahu’nun hiçbir taviz vermeyeceği ve bu talepleri reddedeceği ifade ediliyor. Daha önce Trump’ın, gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla İsrail güçlerinin bu bölgelerden çekilmesini talep ettiği biliniyor.
İran Dosyası ve “Cebel el-Fas” İstihbaratı
Görüşmelerin bir diğer önemli ayağını ise İran dosyası oluşturuyor. Netanyahu’nun, İran’ın askeri kapasitesini sığınak delebilen bombalardan korumak amacıyla yer altındaki derin tesisere (“Cebel el-Fas” bölgesine) taşıma çabalarına ilişkin güncel istihbarat bilgilerini Trump ile paylaşacağı belirtiliyor.
Ziyaret aynı zamanda iç siyasi ve sembolik boyutlar da taşıyor. Netanyahu’nun, İsrail’in ABD’deki partiler arası desteğinin azalması ve antisemitizm artışına karşı uyarılarda bulunması, ayrıca hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın cenaze törenine katılması bekleniyor.



