ABD medyasından Trump'a İran eleştirisi
Dünya

ABD medyasından Trump’a İran eleştirisi

ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat’ta başlayan İran savaşında sahada yaşanan zorluklar, piyasalardaki dalgalanmalar ve hedeflerindeki belirsizlikler nedeniyle karmaşık bir denklemin içine sıkışmış durumda. New York Times (NYT) gazetesinin Washington muhabiri David Sanger’in analizine göre, Trump’ın çelişkili vaatleri ve henüz ulaşılamayan hedefleri kendisini bir “stratejik çıkmazın” içine sürükledi.

Piyasaların tepkisi ve stratejik belirsizlik

Trump, savaşın “iki ya da üç hafta içinde” biteceğini savunsa da nükleer programı engellemek, Hürmüz Boğazı’nı açmak veya rejimi zayıflatmak gibi temel hedeflerini nasıl gerçekleştireceğine dair net bir plan sunabilmiş değil. NYT analizine göre, İran’ın ağır kayıplara rağmen direnç göstermesi ve Trump’ın Beyaz Saray’dan ulusa seslendiği perşembe günü bile İsrail’e füze fırlatabilmesi bu çıkmazı daha da derinleştiriyor.

Trump’ın 19 dakikalık konuşması ABD iç kamuoyunu rahatlatmayı ve ekonominin hızla toparlanacağını müjdelemeyi amaçlasa da piyasaların tepkisi tam tersi oldu. Konuşmanın hemen ardından petrol fiyatlarının yüzde 8 fırlaması, yatırımcıların duyduğu derin şüphenin bir göstergesi olarak yorumlandı. Çünkü ortada Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği krizini çözecek net bir plan bulunmuyor.

Çelişkili hedefler ve nükleer itiraf

Trump’ın savaşın gidişatına dair çizdiği tablo da kendi içinde çelişkiler barındırıyor. Bir yandan yakın zamanda geri çekilmekten bahsederken, diğer yandan İran petrol ihracatının can damarı olan Hark Adası’nı ele geçirmek gibi aylarca sürebilecek hedeflerden söz ediyor. Sanger, adanın İran kıyılarına yakınlığı nedeniyle elde tutulmasının “tamamen farklı ve zorlu bir iş” olacağına dikkat çekiyor.

Daha önce İranlıları isyana çağıran Trump’ın son konuşmasında “Rejim değişikliği hedefimiz değil” demesi bir diğer önemli geri adım olarak öne çıkıyor. Ancak analistlere göre en sarsıcı çelişki, savaşın temel gerekçelerinden biri olan nükleer tehdit konusunda yaşandı. Trump’ın Reuters’a verdiği demeçte, yerin altında olduğu için İran’ın uranyum stoklarını “umursamadığını” söylemesi, yıllardır savunduğu “İran’ın nükleer kapasiteye ulaşmasını engelleme” söylemiyle ters düştü. NYT, bu durumun savaşın meşruiyeti için nükleer tehdidin abartılıp abartılmadığı sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Trump’ın söylemlerine destek vererek İran’ın altyapısını yok edip ülkeyi “taş devrine” döndürme tehdidinde bulundu.

“2-3 hafta” klişesi ve müttefiklerin tepkisi

Politico dergisinin haberine göre ise Trump’ın diline pelesenk olan “iki veya üç hafta” süresi yeni bir durum değil; daha önce Rusya-Ukrayna savaşı ve çeşitli iç meselelerde de bu zaman dilimini kullanmış ancak sonuç alamamıştı. Demokrat Senatör Andy Kim, kararları bir iki hafta ertelemenin gücün değil zayıflığın işareti olduğunu belirterek, “Net hedefleriniz veya belirgin bir stratejiniz olmadığında, olayların nereye varacağını beklemekle yetinirsiniz” eleştirisinde bulundu.

Öte yandan bu stratejik karmaşa sadece ABD içinde değil, müttefikler arasında da rahatsızlık yaratıyor. Operasyonlar öncesinde kendilerine danışılmamasına tepki gösteren Avrupalı müttefikler sürece oldukça mesafeli. NYT analizinde İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın “Bu bizim savaşımız değil ve içine sürüklenmeyeceğiz” sözleri bu rahatsızlığın en net ifadesi olarak aktarıldı.

Sonuç olarak Amerikan basını, Trump yönetiminin kritik bir yol ayrımında olduğunu; ya iyimser söylemlerini belirtilen sürede somut bir başarıya dönüştüreceğini ya da sonu gelmeyen “sonsuz savaşlar” listesine bir yenisini daha ekleyeceğini belirtiyor. İran tarafı ise ateşkes müzakeresi yapıldığı iddialarını yalanlayarak ABD ve İsrail hedeflerine yönelik misilleme tehditlerini sürdürüyor.

Islamist Agenda

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir