İsrail makamlarının Kuzey Ürdün Vadisi’nde hayata geçirdiği “Kızıl İplik” (Crimson Thread) adlı yol projesi, bölgedeki Filistinli yetkililer ve uzmanlar tarafından “güvenlik” maskesi ardına gizlenmiş stratejik bir ilhak hamlesi olarak tanımlanıyor. İsrail ordusu, projeyi Ürdün sınırından silah kaçakçılığını önlemek için bir askeri gereklilik olarak sunsa da, sahadaki gerçekler planın bölgenin demografik ve coğrafi yapısını tamamen değiştirmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.
Yerleşim yerlerini birbirine bağlayan “kızıl” ağ
Proje, yasa dışı yerleşim birimlerini ve “çoban” karakollarını birbirine bağlayan özel bir yol ağı oluşturmayı amaçlıyor. Bu ağ, Filistinli çiftçilerin topraklarına ve su kaynaklarına erişimini keserek, onları bölgelerinden göçe zorluyor. Toplam 22 kilometre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde olması planlanan yol ve bariyer sistemi, bölgedeki Filistin varlığını izole etmeyi hedefliyor.
Tarımsal yaşam damarları kesiliyor
Ürdün Vadisi, Batı Şeria’daki en verimli tarım arazilerine ve ikinci en büyük yeraltı su havzasına ev sahipliği yapıyor. “Kızıl İplik” projesi, tam da bu hayati kaynakların merkezinden geçiyor.
-
Ekonomik yıkım: Proje kapsamında 1.000 dönümden fazla araziye el konuldu. Zeytin ağaçları söküldü, üzüm bağları tahrip edildi ve muz seraları yıkıldı.
-
Su krizi: Askeri buldozerlerin su hatlarını kesmesi sonucu 27 bin dönümlük tarım arazisi susuz kaldı.
-
Sosyal izolasyon: En az 57 bedevi ailenin, temel hizmetlere ve meralara erişimi tamamen engellendi.
“İsrail yargısı projeyi meşrulaştırıyor”
Filistinli yetkili Mutaz Beşarat, projenin 18 farklı Filistinli topluluğu doğrudan etkilediğini vurgularken, yerel konseylerin İsrail yüksek mahkemesine yaptığı itirazların “güvenlik ve askeri gereklilikler” bahanesiyle reddedildiğini belirtiyor. Bu durum, hukuki sürecin de yerleşimci politikalarına hizmet ettiğini kanıtlıyor.
Stratejik bir kopuş
Bölgedeki yerleşim karşıtı aktivist Arif Derağme’ye göre, projenin rotası üzerindeki askeri kontrol noktaları ve kapatılan kapılar, çiftçileri saatlerce alıkoymak ve yerel ekonomiyi boğmak için kullanılıyor. İsrail’in bu adımı, “Bakaa Ovası” gibi tarımsal açıdan kritik bölgelerin Filistinli sahiplerinden koparılarak, geniş bir “askeri bölge” kılıfıyla İsrail kontrolüne bırakılması anlamına geliyor.
“Kızıl İplik” projesi, sadece bir yol inşaatı değil, aynı zamanda Ürdün Vadisi’nin Filistinli kimliğinden koparılarak, işgalin kalıcı bir parçası haline getirilmesi için atılan en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.



