Gazze’deki yerleşim merkezlerinde sıcaklıklar mevsim normallerinin çok üzerinde seyrederken, su şebekelerinin yokluğu ve elektrik kesintileri hayatı daha da zorlaştırıyor. Plastik kaplarda ısınan ve sağlıksız hale gelen sulara karşı, asırlık bir gelenek olan “toprak çömlekler” (zeyr/ibrik) yeniden hayat buldu. Çömleğin doğal gözenekli yapısı, suyun buharlaşma yoluyla soğumasını sağlayarak, kavurucu çadırların altında kalan binlerce aileye nefes aldırıyor.
Yıkımın içinde yeniden canlanan zanaat
İsrail saldırıları, Gazze’nin tarihi çömlekçilik merkezi olan “Fevahir” mahallesini yerle bir etmişti. Ancak hayatta kalan zanaatkarlar, pes etmeyerek atölyelerini Gazze’nin orta ve güney bölgelerine taşıdı.
Usta Ebu Muhammed el-Hesi, yaşadıkları zorlukları şu sözlerle anlatıyor:
“Savaş yüzünden fırınlarımızı çalıştıracak gazımız kalmadı. Şimdi çömlekleri güneş ışığında kurutuyor, pişirme aşamasını ise odun, karton ve evlerimizin enkazından topladığımız kalıntılarla yapıyoruz.”
Ekonomik yük ve hayatta kalma mücadelesi
El emeği ile üretilen bu toprak kaplar, büyük rağbet görmesine rağmen Gazze’deki ekonomik yıkım nedeniyle lüks haline geldi. Hammadde kıtlığı ve taşıma zorlukları fiyatları yukarı çekti:
-
10 litrelik çömlek: Yaklaşık 25 dolar (80 Şekel).
-
15 litre ve üzeri: 50 dolara kadar çıkabiliyor.
Çaresizlik içinde yaratıcılıklarını geliştiren Filistinliler, içine satın aldıkları buz parçalarını koydukları bu çömleklerin suyu 12 saatten fazla soğuk tutabildiğini keşfetti. Bu yöntem, birçok aile için hem temel bir ihtiyaç haline geldi hem de sokaklarda soğuk su satarak geçimini sağlayanlar için yeni bir umut kapısı oldu.



