Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in uyguladığı şiddetli abluka nedeniyle tıbbi tesislerin toplu çöküşün eşiğine geldiğini duyurarak yeni bir insani felaket uyarısında bulundu. Yedek parça girişinin engellenmesi ve laboratuvar malzemelerinin tükenmesi nedeniyle sağlık hizmetleri durma noktasına geldi.
İsrail’in yedek parça geçişine izin vermemesi sebebiyle bölgedeki ambulansların yaklaşık %70’i hizmet dışı kaldı. Bakanlık yetkilileri, savaştan bu yana Gazze’ye motorinle çalışan tek bir yeni ambulansın dahi girişine izin verilmediğini vurguladı.
Tıbbi malzemeler tükendi, kefen stokları bitmek üzere
Sağlık tesislerindeki kriz araçlarla sınırlı kalmıyor. Laboratuvar malzemelerinin %87 oranında azalması, yaralı ve hastaların teşhisinde kullanılan kritik testlerin yapılmasına engel oluyor.
Bölgedeki insani kriz, hayatını kaybedenler için kullanılan kefenlerin tükenme noktasına gelmesiyle daha vahim bir boyuta ulaştı. Morg yetkilileri, ellerinde kalan kefen stoklarının bir günden fazla yetmeyeceğini ve defin hizmetlerinin tamamen durabileceğini ifade etti.
Kuşatma ve sistematik yıkım
Gazze’deki sağlık sektörü, 2007 yılından bu yana süren abluka nedeniyle halihazırda kırılgan bir altyapıya sahipti. Savaş öncesinde bin kişi başına sadece 1,2 yatak düşerken, bölge genelinde yalnızca 66 solunum cihazı ve 110 yoğun bakım yatağı bulunuyordu.
Savaşın başlamasıyla birlikte sağlık altyapısı doğrudan hedef alındı:
-
Hastaneler: Şifa Hastanesi başta olmak üzere bölgedeki hastanelerin %94’ünden fazlası yıkıldı veya ağır hasar gördü.
-
Ambulanslar: 180’den fazla ambulans doğrudan vurularak kullanılamaz hale getirildi.
-
Sağlık Çalışanları: Saldırılarda 1581 sağlık çalışanı hayatını kaybetti, 1312’si yaralandı ve 362’si İsrail güçlerince gözaltına alındı.
Uluslararası korumanın bulunmadığı ve yardım ikmalinin engellendiği Gazze’de sağlık sistemi, hem yaralılara müdahale etmekte hem de yaşamını yitirenlerin defin işlemlerini yürütmekte çaresiz kalıyor.



