Gana’nın başkenti Akra yakınlarındaki kırsal yerleşimlerde cenaze törenleri, alışılmışın dışında bir görsel ve kültürel ritüele sahne oluyor. Son olarak genç müzisyen Frederick Tetteh Ofori’nin naaşı, geleneksel bir sanduka yerine pembe telleri ve parlak cilasıyla dev bir gitar şeklinde yontulmuş ahşap bir tabutla son yolculuğuna uğurlandı.
Bölgedeki Ga halkının köklü inançlarına dayanan bu gelenek, ölümü bir yok oluş değil, kişinin dünyadaki tutkusunun ve yaşam yolculuğunun devamı olarak görüyor. Yerel dilde “abebuu adekai” (atasözü kutuları) olarak adlandırılan bu özel heykelsi tabutlar, vefat eden kişinin toplumsal konumunu ve hayattaki en büyük ideallerini simgeliyor.
Yarım kalan düşleri simgeleyen ahşap figürler
Gana’da tabut ustaları yalnızca merhumun mesleğini değil, hayatı boyunca gerçekleştiremediği hayalleri de ahşaba işliyor. Köyünden hiç çıkamamış bir kişi için uçak biçiminde bir tabut tasarlanabilirken, cömertliğiyle bilinen biri yer fıstığı, bir balıkçı ise dev bir kırmızı balık formunda ebediyete uğurlanabiliyor.
Gelenek, 1950’li yıllarda marangoz Seth Kane Kwei’nin hayatı boyunca seyahat etmeyi arzulayan büyükannesi için uçak şeklinde bir tabut yapmasıyla halk arasında yaygınlaştı. Önceleri yalnızca kabile reislerine özgü olan bu defin törenleri, zamanla toplumun geneline yayılan kültürel bir kimlik haline geldi.
Kilise baskısı ve melez tören formülü
Geleneksel animist Ga kültürü ile Hristiyan din adamları arasında ise zaman zaman ciddi sürtüşmeler yaşanıyor:
- Kiliselerin yasak kararı: Birçok kilise, hayvan, sigara ya da şişe formundaki tabutların Hristiyan defin vakarına uymadığını savunarak bu heykellerin ayin salonlarına sokulmasını yasaklıyor.
- Gizli formül: Aileler dini vecibeler sırasında naaşı sade ve standart bir tabutta tutuyor, kilise sınırları dışına çıkıldığında ise cenazeyi gizlice özel tasarım heykelsi tabuta aktararak mezarlığa götürüyor.
Ağır ekonomik maliyetler borçlanmaya itiyor
Özel işçilik gerektiren bu heykelsi tabutların fiyatı 900 dolara kadar çıkabiliyor. Düşük gelirli aileler, ataların ruhunu memnun etmek ve toplum içindeki saygınlıklarını korumak adına yüksek faizlerle borçlanmak ya da varlıklarını satmak zorunda kalıyor. Bu durum, manevi bir törenin yaşayanlar üzerinde kalıcı bir maddi yüke dönüşmesine yol açıyor.
Müzeler için maun, toprak için vava ağacı
Gana’nın figüratif tabutları New York Metropolitan Müzesi gibi uluslararası sanat merkezlerinde sergilenmeye başlayınca üretim tekniklerinde de yapısal bir değişim meydana geldi.
Yerel definler için üretilen tabutlarda doğaya hızla karışması amacıyla yumuşak ve çürümeye yatkın “vava” ağacı tercih edilirken; yabancı koleksiyonculara ve batılı müzelere satılan modeller zamana direnmesi adına dayanıklı sert “maun” ağacından oyuluyor ve özel kimyasallarla korunuyor.



