ABD ile İran arasındaki askeri çatışma derinleşirken, uluslararası medya ve uzmanlar Washington yönetiminin stratejik çıkmazını tartışmaya açtı. New York Times, Washington Post, Financial Times ve The Atlantic gibi önde gelen Batı medyasında yer alan analizlerde, bir yandan Katar öncülüğündeki diplomatik arabuluculuk çabelerinin sürdüğü, diğer yandan ise çatışmanın sahadaki şiddetini artırarak kontrolden çıkma riskleri taşıdığı vurgulanıyor.
Diplomasi masada ama füzeler konuşuyor
Süreçte bir yandan Washington ve Tahran arasında diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı sinyalleri veriliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ülkesinin her zaman diplomatik çözüme açık olduğunu belirtirken, İran tarafı da Katarlı arabulucular aracılığıyla iletilen yeni önerilerin değerlendirildiğini ifade ediyor. Ancak uzmanlar, haziran ayındaki mutabakat zaptının çökmesinin ardından taraflar arasındaki güvensizliğin derinleştiğini ve füzelerin diplomasinin önüne geçtiğini belirtiyor.
Washington’da bütçe ve strateji krizi
İç politikada ise ABD Kongresi’nde sert tartışmalar yaşanıyor. Trump yönetiminin ek askeri harcamalar için talep ettiği 87.6 milyar dolarlık bütçe talebi, Demokratlar ile bazı Cumhuriyetçilerin tepkisini çekiyor. Kongre üyeleri, net bir savaş stratejisi ve yasal yetkilendirme olmaksızın milyarlarca doların onaylanmasına karşı çıkarken, yönetimi hedefler konusunda şeffaf olmamakla suçluyor.
Öte yandan, Financial Times ve The Atlantic gibi yayın organları, Washington’ın hava saldırılarıyla kalıcı bir sonuç elde edemeyeceğini, kapsamlı bir kara operasyonunun ise devasa riskler barındırdığını, bu nedenle stratejik bir çıkmazın yaşandığını ifade ediyor.
Artan kayıplar ve sivil altyapı hedefte
Sahadaki cephe hattında ise kayıplar artmaya devam ediyor. Ürdün ve Irak’taki üslere düzenlenen saldırılarda Amerikalı askerlerin yaşamını yitirmesi Washington’ın sert tepkisine yol açarken, bağımsız kaynaklar ve sızıntılar yaralı asker sayısının resmen açıklanan rakamların çok üzerinde olduğunu iddia ediyor.
Bununla birlikte, çatışmaların kritik altyapılara sıçraması endişeleri artırıyor. Körfez’deki su arıtma ve enerji tesisleri ile İran kıyılarındaki altyapının hedef alınması, uluslararası hukuk ve insani normlar açısından yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, diplomatik adımların hızlandırılmaması durumunda krizin tüm bölgeyi saracak yıkıcı bir boyuta evrilebileceği konusunda uyarıyor.



