-
yüzyılın sonlarında dünyaya gelen ve Filistin’in ilk profesyonel kadın fotoğrafçısı olarak kabul edilen Karimeh Abbud, 1913 yılında babasının hediye ettiği bir fotoğraf makinesiyle mesleğe adım attı. Abbud, 1948 Nekbe (Büyük Felaket) öncesinde Filistin’deki zengin sosyal hayatı ve kültürel dokuyu kare kare ölümsüzleştirerek tarihe görsel tanıklık bıraktı.
Nekbe öncesi Filistin’in görsel tanığı
Abbud’un çalışmaları, sömürgeci anlatıların “halksız bir toprak” iddiasıyla Filistin’i insansız göstermeye çalıştığı bir dönemde tarihi bir belge niteliği taşıdı. Gazetelere “milli fotoğrafçı” başlığıyla ilanlar veren Abbud; Beytüllahim, Nasıra, Yafa ve Hayfa gibi şehirlerde stüdyolar kurdu.
Geleneksel motifli kıyafetleriyle kadınları, çiftçileri, dini merkezleri ve gündelik hayatı belgeleyen Abbud, dönemin muhafazakar yapısında bir kadın olarak evlerin içine girip kadınların özel alanlarını fotoğraflayan tek isim oldu.
İşgal altında kaybolan ve yeniden bulunan arşiv
Abbud’un 1940’taki vefatının ardından, 1948 yılında evi ve stüdyosu yıkıma uğradı; arşivi ise el konularak İsrail arşivlerine kaldırıldı. Eserleri uzun yıllar karanlıkta kalan fotoğrafçının mirası, 21. yüzyılın başlarında tarihçilerin ve araştırmacıların çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıktı.
Araştırmacı Ahmed Mervat ve koleksiyoncuların takibiyle Abbud’un kaşesini taşıyan albümler bulunarak Filistin görsel belleğindeki yeri yeniden teslim edildi.
Sanatla geçen bir ömür ve tescillenen miras
Mısır’dan özel fotoğraf kağıtları getiren ve fotoğrafları elle renklendiren Abbud, 1924 İngiliz Telif Hakları Yasası’ndan yararlanarak ürettiği 110’dan fazla kartpostala kendi adını tescil ettirdi. Çalışmalarıyla Osmanlı’dan İngiliz Mandası dönemine geçişteki turizm ve kültür hayatını da belgeledi.
1940 yılında tüberküloz nedeniyle hayatını kaybeden Karimeh Abbud, geride işgalle silinmek istenen bir coğrafyanın canlı ve köklü sosyal tarihini bıraktı. Abbud’un anısına Beytüllahim’deki sanat fakültelerinde fotoğraf ödülleri düzenlenirken, hayatı romanlara da konu oldu.



