Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh Ekrema Sabri, İsrail polisinin koruması ve hükümet yetkililerinin katılımıyla Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya yönelik artan baskınlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sabri, yaşananların Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeyi hedefleyen tehlikeli bir tırmanış olduğunu belirterek Filistin, Arap ve İslam dünyasına acil eylem çağrısında bulundu.
İsrail makamlarının dini bayramları ve özellikle “Tişa BeAv” (Tapınağın Yıkılış Yıldönümü) anmalarını Aksa’da yeni fiili durumlar yaratmak için kullandığını belirten Sabri, geçmişte yerleşimcilerin avluda ayin yapmasını engelleyen polisin artık bu ritüellere koruma sağladığını vurguladı.
“Talmudik ritüeller sıradanlaştırılmak isteniyor”
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in baskınlara bizzat katılmasını değerlendiren Sabri, bu durumun yerleşimcileri cesaretlendirme ve İsrail egemenliğini kabul ettirme amacı taşıdığını ifade etti. Şeyh Sabri, tehlikenin boyutunu şu sözlerle dile getirdi:
“İşgal yönetiminin hedeflediği en tehlikeli şey, tekrarlanan baskınlarla Mescid-i Aksa avlularında Talmudik ritüellerin gerçekleştirilmesini kanıksatmak ve bunu sıradan bir duruma dönüştürmektir. Yerleşimciler artık Aksa’yı sadece ziyaret edilecek bir yer olarak görmüyor, orada hak iddia ediyorlar. Ancak ne kadar süre geçerse geçsin bu ihlaller onlara hiçbir hak kazandırmayacaktır.”
Arap ve İslam ülkelerine diplomatik, siyasi ve ekonomik araçlarını kullanarak İsrail’e baskı yapma çağrısı yapan Sabri, Mescid-i Aksa’nın sorumluluğunun sadece Filistinlilere değil, tüm Müslümanlara ait olduğunu hatırlattı.
Son yılların en büyük baskını gerçekleşti
Al Jazeera muhabiri Muhammed el-Atraş ise Mescid-i Aksa avlularında sabah saatlerinden itibaren yoğun bir hareketlilik yaşandığını bildirdi. Aşırı sağcı Bakan Itamar Ben-Gvir ve Likud Milletvekili Amit Halevi’nin de aralarında bulunduğu 3 bin 228 yerleşimci Aksa’ya baskın düzenledi. Baskın sırasında Halevi’nin İsrail bayrağı açarak provokatif danslar ettiği, bazı grupların ise “3. Tapınak” inşasını sembolize eden taşlar taşıdığı ve avluya gölgelikler kurulduğu aktarıldı.
Mescid-i Aksa’daki ihlaller ve rakamlar şu detaylarla öne çıkıyor:
-
Katılım Hedefi: “Tapınak Grupları” adı verilen radikal oluşumlar, geçen yıl 4 bin olan katılım sayısını bu yıl 5 bine çıkarmayı hedefliyor.
-
Giderek Artan Sayılar: Geçmiş yıllarda 2 bin 300 ile 3 bin arasında seyreden günlük baskın sayıları rekor seviyelere ulaştı.
-
Yıllık Toplam: 2025 yılının başından bu yana Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyen yerleşimci sayısının yaklaşık 70 bine ulaştığı kaydedildi.
Filistinli yetkililer, Mescid-i Aksa’da atılan bu adımların 1997 yılında Halil kentindeki Halil İbrahim Camii’nde uygulanan ve ibadethaneyi fiilen bölen sürecin bir benzeri olduğunu vurgulayarak uluslararası toplumun duruma müdahale etmesi gerektiğini belirtiyor.



