ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz aylarda İran’a yönelik bir askeri müdahaleye pek sıcak bakmıyordu. Washington kulislerinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ısrarlarına rağmen savaş uzak bir ihtimal olarak görülüyordu. Ancak devreye, Trump’ın zihnine nasıl gireceğini çok iyi bilen bir isim girdi: Senatör Lindsey Graham.
İddialara göre Graham, önce İsrail’e giderek istihbarat yetkilileri ve Netanyahu ile masaya oturdu. Bu görüşmelerde Trump’a neyin, nasıl ve ne zaman söyleneceğini içeren detaylı bir “ikna haritası” çıkarıldı. Çok geçmeden Trump’ın tereddütleri ortadan kalktı ve en yakın danışmanlarının bile beklemediği bir hızla savaş kararı aldı.
Düşmanlıktan golf arkadaşlığına uzanan yol
Lindsey Graham’ın siyasi kariyeri 1992 yılında Güney Karolina yasama meclisinde başladı. 1990’larda eski başkan Bill Clinton’ın azil sürecindeki şahin tutumuyla yıldızı parlayan Graham, daha sonra Senato’ya geçerek John McCain ve Joe Lieberman ile birlikte ABD’nin dış askeri müdahalelerini destekleyen “Üç Silahşörler” (Three Amigos) ittifakını kurdu.
Ancak Trump ile Graham’ın ilişkisi her zaman dostane değildi. 2015 yılındaki seçim kampanyası sırasında Graham, Trump için “ahmak, deli ve makama uygun değil” ifadelerini kullanmış; Trump ise buna karşılık Graham’ın telefon numarasını canlı yayında ifşa etmişti. İkili arasındaki buzlar, Trump’ın başkan seçilmesinin ardından 2017’de Mar-a-Lago’da birlikte oynadıkları bir golf maçıyla eridi. Zamanla Trump’ın en yakın çemberine giren Graham, kendisini başkan üzerinde doğrudan nüfuzu olan dört kişiden biri olarak tanımlamaya başladı.
“Rejim düşerse Berlin Duvarı yıkılmış gibi olur”
İlk görev süresinden bu yana Trump’ı İran’a müdahaleye ikna etmeye çalışan ancak ordunun itirazlarına takılan Graham, aradığı fırsatı ikinci dönemde buldu. Yeni bir savaşa karşı çıkan askeri danışmanları aşmak için Trump’ın kişisel hırslarına hitap eden Graham, başkana, “Eğer bu rejimi devirirsen, bu tıpkı Berlin Duvarı’nın yıkılması gibi tarihi bir an olur” diyerek onu ikna etti.
Kamuoyu önünde televizyon programlarına çıkarak Trump’ı “Reagan Plus” (Ronald Reagan’ın daha güçlü hali) olarak öven Graham, perde arkasında ise golf sahalarında bu savaş fikrini işlemeye devam etti. Çatışmaların patlak vermesinden hemen önce, mart ayı başlarında, Trump ve Graham’ın Amerikan istihbarat yetkilileriyle 48 saat süren kesintisiz bir toplantı yaparak operasyonun ana hatlarını çizdiği belirtiliyor. Washington’da “kavgayı bombardımana çevirmeyi seven adam” olarak tanınan Graham’ın, şimdilerde Lübnan ve Küba gibi yeni hedefler için baskı yapmaya devam ettiği konuşuluyor.
