Yemen’in batısındaki Taiz ve Hudeyde vilayetlerinde hükümet güçleri ile Ensarullah Hareketi (Husiler) arasında son yılların en kanlı çatışmaları yaşanıyor. İki gündür aralıksız süren temaslarda en az 128 kişi yaşamını yitirirken, çatışma bölgelerinden yüzlerce sivil aile güvenli alanlara kaçmak zorunda kaldı. Yemen ordusu, taarruzları kırmak amacıyla hava kuvvetlerinin de devreye girdiğini ve Taiz’in batısındaki Hays cephesinde Husi mevzilerinin havadan vurulduğunu duyurdu.
Askeri ve tıbbi kaynaklardan edinilen bilgilere göre, perşembe gününden bu yana devam eden sıcak temaslarda hükümet güçlerinden 66 asker hayatını kaybederken, Husi saflarında ise en az 62 silahlı unsur öldürüldü. Çatışmaların şiddeti sebebiyle her iki tarafta da çok sayıda yaralının bulunduğu bildiriliyor.
Babülmendep ve Muha Limanı’na ilerleme girişimi
Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, yaşanan tırmanıştan tamamen Husileri sorumlu tutarak, “İran rejiminin Babülmendep Boğazı’nı kontrol altına alma hedefine asla izin vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı.
Askeri uzmanlar, Husilerin stratejik sahil kenti Muha’yı hükümet kontrolündeki diğer bölgelerden izole etmeyi hedeflediğini belirtiyor. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı hattına hakim tepeleri ele geçirmeye çalışan grubun, uluslararası ticaret gemilerine yönelik operasyon menzilini genişletmek amacıyla sahil şeridinde yeni bir kontrol alanı kurmak istediği ifade ediliyor.
Taiz kırsalında insani kriz: 917 aile evini terk etti
Şiddetlenen çatışmalar bölgede yeni bir göç dalgasını tetikledi. Taiz Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı Ofisi tarafından yayımlanan ilk verilere göre, Makbene ve Cebel Habeşi bölgelerinde yoğunlaşan topçu ve İHA saldırıları nedeniyle 917 aile zorunlu olarak yerinden edildi.
Yerel yetkililer; el-Yemen, el-Abadile ve el-Aşmele bölgeleri ile sığınmacı kamplarının doğrudan çatışma menzilinde kaldığını, kaçan sivillerin çadır, gıda, temiz içme suyu ve acil tıbbi yardım eksikliği nedeniyle ağır insani şartlarla karşı karşıya olduğunu vurguluyor.
Nisan 2022’de sağlanan görece sükunetin ardından temmuz ayında Marib, el-Cevf ve Taiz hatlarında yeniden alevlenen çatışmalar, ülkedeki kırılgan barış zeminini tamamen ortadan kaldırma tehlikesi taşıyor.



