Doğu Kudüs’te yeni eğitim-öğretim yılı, İsrail makamlarının Filistin eğitim sistemine yönelik baskı ve kısıtlamalarının gölgesinde başladı. İşgal altındaki kentte İsrail müfredatının zorla kabul ettirilmesi girişimlerine, Batı Şeria’da ikamet eden onlarca öğretmenin Kudüs’e giriş izinlerinin iptal edilmesi eklendi. Okulların öğretmensiz kalmasına yol açan uygulamalar nedeniyle şehirdeki çok sayıda eğitim kurumu süresiz grev kararı aldı.
Kudüs uzmanları, Tel Aviv yönetiminin beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde eğitimi “İsrailleştirme” politikası yürüttüğünü belirtiyor. Resmi verilere göre kentteki 120 bin Filistinli öğrenciden en az 45 bini doğrudan İsrail müfredatı tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Dayatılan programın Filistin tarihini, coğrafyasını ve kültürel hafızasını tahrif ederek şehri bütünüyle Yahudileştirmeyi amaçladığı vurgulanıyor.
Öğretmensiz kalan Hristiyan okulları süresiz greve gitti
Giriş izinlerinin engellenmesi, özellikle Doğu Kudüs’teki özel okulları ve Hristiyan vakıf okullarını işlevsiz hale getirdi. El-Mutran Okulları Genel Müdürü Richard Zananiri, kadrolarındaki ciddi öğretmen açığı nedeniyle kapılarını açamadıklarını belirterek, “Bu kararlar pedagojik değil, tamamen egemenlik kurmaya dayalı siyasi baskılardır. İzin hakkı sağlanana kadar grevimiz sürecek” açıklamasında bulundu.
Filistin Kiliseler Yüksek Başkanlık Komitesi de dünya kiliselerine acil müdahale çağrısı yaptı. İsrail’in Batı Şeria personeline getirdiği engellerin eğitim hakkını doğrudan gasbettiğini bildiren komite, Hristiyan okullarının başlattığı boykotun kentin tüm eğitim kurumlarına yayılabileceğini duyurdu.
Yasa ve kısıtlamalarla kurumsal tasfiye süreci
Eğitim kurumlarını hedef alan baskı sadece izin krizleriyle sınırlı kalmıyor. İsrail Parlamentosu (Knesset), Filistin Yönetimi’ne bağlı üniversitelerden mezun olan öğretmenlerin Kudüs’teki okullarda istihdam edilmesini yasaklayan düzenlemeyi kabul etmişti. Doğu Kudüs’teki yaklaşık 6 bin 700 öğretmenin en az yüzde 60’ının Filistin üniversitelerinden mezun olması, sektördeki istihdam krizini büyütüyor.
Ayrıca Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) faaliyetlerini yasaklayan yasanın ardından kentte kurulu 6 mülteci okulunun kapatılması, binlerce öğrencinin açıkta kalmasına neden oldu. Kudüs Valiliği, eğitim üzerindeki ablukanın hem sahadaki demografik yapıyı dönüştürmek hem de İsrail iç siyasetindeki seçim propagandalarına malzeme sağlamak amacıyla bilinçli olarak tırmandırıldığını kaydetti.



