Yemen’in doğusundaki Marib, Hadramut, Şebve ve El-Cevf vilayetlerini kapsayan çöl hattında, hükümet güçleri ile Ensarullah hareketi (Husiler) arasında son dönemin en şiddetli askeri tırmanışı yaşandı. Hükümete bağlı Acil Durum Birlikleri’nin Umman sınırından gelen silah ve uyuşturucu sevkiyatı hatlarını kesmek amacıyla düzenlediği önleyici operasyona Husiler balistik füze ve kamikaze İHA’larla yanıt verdi.
Önleyici operasyon ve mühimmat depolarına baskın
Birinci Acil Durum Tugayı Medya Merkezi Direktörü Mansur ez-Zeylai’nin aktardığı bilgilere göre, hükümet güçleri çöl hattındaki kaçakçılık ağlarına karşı geniş çaplı bir baskın gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında “Ebu Zamil” olarak bilinen Şeyh Ali el-Haftari’nin karargahına düzenlenen baskında, kaya görünümü verilmiş mayın imalathaneleri ile devasa silah depoları ele geçirildi.
-
Stratejik çöl koridoru: Umman sınırından başlayıp Yemen’in orta ve kuzey kesimlerindeki Husi askeri merkezlerine uzanan gizli çöl hatları kontrol altına alındı.
-
Askeri konuşlanma: Kaçakçılık rotalarının tamamen kapatılması amacıyla bölgeye 200’den fazla askeri araç ve 4 tugay yerleştirildi.
Husilerin füze misillemesi ve kayıplar
Operasyonun ardından Husiler, Birinci ve Üçüncü Acil Durum Tugayları’nın Marib ve Hadramut’taki askeri kamplarına (Et-Teniye ve El-Abr) yönelik yoğun bir misilleme başlattı. Yaklaşık 17 balistik füze ve 5 ila 7 adet kamikaze İHA ile gerçekleştirilen saldırılarda askeri binalar ve acemi er koğuşları hedef alındı.
-
Askeri bilanço: Birinci Tugay bünyesinde 17 asker hayatını kaybetti, 61 asker ise yaralandı. Üçüncü Tugay’da ise 8 askerin yaralandığı bildirildi.
-
Sığınmacı kamplarına saldırı: Husilerin füzelerinden bazıları Marib yakınlarındaki Sejle el-Mil ve Cev en-Nesim mülteci kamplarına düştü. Saldırıda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 2 sivil hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı.
İletişim kesintisi ve güvenlik tedbirleri
Saldırıların ardından Marib ve Hadramut genelinde internet ve telekomünikasyon ağları güvenlik gerekçesiyle durduruldu. Yetkililer, dijital casusluk riskine karşı şebekelerin kapatıldığını ve iletişimin yalnızca “Starlink” uydu internet sistemi üzerinden sağlandığını açıkladı. Mülteci kampları yönetim birimleri, sivillerin hedef alınmasını uluslararası hukukun ihlali olarak niteleyerek tepki gösterdi.



