ABD ve koalisyon güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinin üzerinden geçen 5 yılın ardından Taliban yönetimi; iç güvenlik, yolsuzlukla mücadele, uyuşturucu ticaretinin engellenmesi ve altyapı projelerinde önemli mesafe katettiğini savunuyor. Uluslararası yaptırımlar ve mali tecrit altında geçen 5 yıllık süreçte yönetim, 600 su bendi ve sulama kanalı inşasının yanı sıra demir yolu ve kara yolu ağlarını genişleterek iç meşruiyetini sağlamlaştırmaya çalıştı.
Buna karşın Birleşmiş Milletler ve Batılı ülkeler tarafından resmi olarak tanınmayan Kabil yönetimi, kadın hakları ve eğitim kısıtlamaları sebebiyle küresel tecridi aşmakta zorlanıyor.
Diplomasi arayışı ve ABD ile ‘askersiz’ iş birliği çağrısı
Taliban yönetimi, Doha Anlaşması hükümlerine bağlı kalarak Afgan topraklarının üçüncü ülkelere karşı kullanılmasına izin vermediğini ve 40’tan fazla ülkenin tahliyesini sorunsuz tamamladığını belirtiyor:
-
Bölgesel Entegrasyon: Rusya, Çin, Orta Asya cumhuriyetleri ve Körfez ülkeleriyle diplomatik ve ticari temaslar artırıldı; Çin ile doğrudan büyük ölçekli altyapı ve madencilik anlaşmaları imzalandı.
-
ABD’ye Yatırım Çağrısı: Dışişleri Bakan Vekili Emir Han Muttaki, Washington yönetimine Kabil’deki büyükelçiliğini yeniden açma ve madencilik, baraj ile kara yolu projelerine askeri varlık olmaksızın yatırımcı olarak dönme çağrısı yaptı.
-
Avrupa ile İş Birliği: Bazı Avrupa ülkeleriyle düzensiz Afgan göçmenlerin geri kabulü süreçlerinde doğrudan temaslar kuruldu.
İnsan hakları ve eğitim krizinde derinleşen tablo
Taliban’ın güvenlik alanındaki kazanımlarına rağmen sivil toplum ve uluslararası kurumlar ülkedeki sosyal kısıtlamalara dikkat çekiyor:
-
Kız Çocuklarının Eğitimi: 7. sınıf ve üzeri kız öğrencilerin örgün eğitime erişim yasağı ile kadınların kamusal ve özel sektörde istihdam edilmesine yönelik kısıtlamalar devam ediyor.
-
Okuryazarlık Krizi: UNICEF İletişim Direktörü Daniel Timme, örgüt tarafından yapılan saha araştırmalarının 10 yaşındaki her 10 çocuktan 9’unun okuma yazma bilmediğini ortaya koyduğunu, ilkokul çağındaki çocukların da temel eğitimden yoksun kaldığını bildirdi.
Dört yılı aşkın savaş geçmişinin ardından Afganistan’da güvenlik ve istikrar arayışı sürerken, Kabil yönetiminin siyasi meşruiyet ve ekonomik entegrasyon hedefleri Batı’nın insan hakları şartlarına takılmaya devam ediyor.



