Orta Doğu’da kâğıt üzerindeki tanzimler yerini yeniden sıcak çatışmaya bırakırken bölge büyük bir savaşın eşiğine geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Umman ve Türk mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği acil telefon diplomatik temaslarında, Hürmüz Boğazı ve çevresinde tırmanan askeri gerilimi düşürmek adına diplomatik kanalların derhal işletilmesi ve koordinasyonun sıkılaştırılması konusunda mutabık kaldı. Üç ülkenin bu hamlesi, ABD’nin İran topraklarını yeniden bombalamasının hemen ardından geldi.
ABD bombardımanında onlarca ölü ve yaralı var
Liderler arası varılan önceki mutabakatlara rağmen ABD ordusu, perşembe günü İran’daki askeri ve stratejik noktaları hedef alan yeni bir hava harekatı düzenledi. İran Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan güncel açıklamaya göre, son 24 saat içinde yenilenen saldırılarda en az 17 kişi hayatını kaybetti, 93 kişi ise yaralandı. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden saldırı anına ait bir fotoğraf paylaşarak, “Bu, İran’ın dün gemilerimize düzenlediği saldırıların intikamıdır. Tekrar ederse, çok daha kötüsü olacak!” ifadeleriyle Tahran’ı açıkça tehdit etti. ABD’li askeri yetkililer, hava harekatında İran’a ait hava savunma sistemleri, füze depoları ve insansız hava aracı (İHA) üsleri dahil olmak üzere yaklaşık 90 stratejik noktanın başarıyla imha edildiğini iddia etti.
Tahran: “Sivil altyapı kasıtlı hedef alındı”
İran yönetimi ve Devrim Muhafızları Ordusu ise suçlamaları reddederek ABD’nin doğrudan sivil altyapıyı hedef aldığını savundu. Yapılan resmi açıklamada, Tahran ile Meşhed kentlerini birbirine bağlayan stratejik demiryolu hattının ve doğu eyaletlerindeki köprülerin kasıtlı olarak vurulduğu belirtildi. Tahran makamları, bu saldırıların zamanlamasının manidar olduğunu öne sürerek, Washington’ın temel amacının ülkede düzenlenen المرشد الأعلى (Dini Lider) Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze merasimine yönelik dünya kamuoyunun ilgisini dağıtmak olduğunu iddia etti. Ayrıca, bardağı taşıran son damla olarak nükleer enerji santralinin yer aldığı Buşehr eyaletinin çevresinin de bombalandığı gelen bilgiler arasında.
Hürmüz Boğazı’nda restleşme ve misilleme dalgası
Mevcut kriz, Washington’ın İran ordusunu Hürmüz Boğazı’nda en az üç ticari gemiye baskın düzenlemekle suçlamasıyla fitillendi. İran ise savaş öncesi statükoya geri dönmeyi kesin bir dille reddederek stratejik boğazdan geçen gemilerden vergi ve harç alma hakkının saklı olduğunu savunuyor.
Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, konuya ilişkin yaptığı sert açıklamada şu ifadeleri kullandı:
-
Hürmüz Anlaşması: “Hürmüz Boğazı ancak ve ancak İran’ın belirleyeceği yeni tanzim ve kurallar çerçevesinde seyrüsefere açılacaktır.”
-
Karşılıklılık İlkesi: “ABD, zorbalık ve niyet ihlallerinin artık cezasız kalmayacağını öğrenmek zorunda. Açıkça söylüyorum: Vurursanız, vurulursanız!”
ABD bombardımanına sahada anında karşılık veren İran, Körfez’deki ABD müttefikleri Kuveyt ve Bahreyn’deki askeri üslere yönelik füze ve İHA misillemesi başlattı. Bölgedeki tırmanış nedeniyle Ürdün hava sahasında da hareketlilik yaşanırken Amman yönetimi topraklarına doğru ilerleyen bazı İran füzelerinin hava savunma sistemlerince önlendiğini duyurdu. Türkiye ve Umman’ın devreye girdiği bu kritik süreçte, tarafların uluslararası hukuk ve deniz güvenliği ilkelerine dönüp dönmeyeceği bölgenin kaderini belirleyecek.



