Suriye’nin Hama ve İdlib kırsalındaki yıkıma uğramış yerleşim yerlerinde, uzun süren sürgün hayatının ardından evlerine dönen halkın temel ihtiyacını karşılamak amacıyla kritik bir altyapı projesi başlatıldı. İnsani yardım kuruluşları, bölgede yaklaşık 50 bin kişiye kesintisiz içme suyu sağlayacak 4 su istasyonunun yeniden imarı için temel attı.
Kral Selman İnsani Yardım Merkezi (KSRelief) finansmanıyla yürütülen proje, Suriye Enerji Bakanlığı iş birliği ve Acil Müdahale Vakfı (Emergency Response Foundation) uygulayıcılığında hayata geçiriliyor. Çalışmanın temel amacı; su güvenliğini artırmak, erken toparlanma süreçlerini desteklemek ve yerinden edilmiş sivillerin bölgelerine güvenle dönüşünü teşvik etmek olarak açıklandı.
Dört köye güneş enerjili su sistemi
Proje; Hama kırsalındaki Üm Haratayn, Es-Samra ve El-Mubattan köyleri ile İdlib kırsalındaki El-Hamdaniye köyünü kapsıyor. Yenileme hamlesi çerçevesinde şu teknik adımlar atılacak:
-
İstasyon ve Kuyu Restorasyonu: Tahrip edilen kuyuların, pompa istasyonlarının ve müştemilatın baştan aşağı yenilenmesi.
-
Yüksek Su Depoları: Şebekeye düzenli su akışı sağlamak amacıyla 2 adet yüksek su deposunun inşa edilmesi.
-
Sürdürülebilir Enerji: Tesislerin kesintisiz çalışabilmesi için entegre güneş paneli sistemlerinin kurulması, elektrik jeneratörleri ve yaz ayları için yakıt desteği sağlanması.
“Bölgeye yeniden hayat verecek”
Acil Müdahale Vakfı Direktörü Firas Mansur, yürütülen projenin geçmişte devrik rejim güçlerinin tahrip ettiği ve kasten kuyu içlerini doldurarak kullanılamaz hale getirdiği kurak bölgeye yeniden hayat vereceğini belirtti. Mansur, güneş enerjisi ve jeneratör kombinasyonu sayesinde su dağıtımının sürdürülebilir kılınacağını vurguladı.
Üm Haratayn Köyü Muhtarı Halid el-Cassim ise yaşanan su krizini şu sözlerle aktardı: “Su durumumuz felaket düzeyindeydi. Suyu 6 kilometre uzaklıktan tankerlerle getirtmek zorunda kalıyorduk. Tanker başına 20 dolar ödemek imkanlarımızı aştığı için köylüler olarak birleşip ortaklaşa su satın alıyorduk.”
Bölge sakinlerinin yanı sıra göçebe toplulukların ve güzergahı kullananların da faydalanacağı projenin tamamlanmasıyla birlikte, bölgedeki hijyen ve yaşam standartlarının önemli ölçüde yükselmesi bekleniyor.



