İşgal altındaki Batı Şeria genelinde yasa dışı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları yeni ve tehlikeli bir aşamaya geçti. Nablus, Cenin, Ramallah ve El Halil başta olmak üzere yedi farklı bölgede eş zamanlı düzenlenen baskınlar, yol kapatmalar ve mülke zarar verme eylemleri sonucunda 13 kişi yaralandı. Bölgedeki askerî yetkililer, kontrolün kaybedilmek üzere olduğu ve Batı Şeria’nın “patlamanın eşiğinde” bulunduğu uyarısında bulunuyor.
Nablus’un güneyindeki Kusra köyü, gerilimin en yoğun hissedildiği noktalardan biri oldu. Bölgede üç Filistinli ailenin yaşadığı evler 21 gündür abluka altında tutulurken, taş ve göz yaşartıcı gazlarla düzenlenen son baskında yedisi boğulma tehlikesi geçiren çok sayıda sivil yaralandı.
Yedi noktada eş zamanlı saldırılar ve engellemeler
Şiddet olayları yalnızca yerel halkı değil, bölgede görev yapan basın mensuplarını ve sağlık ekiplerini de hedef aldı.
-
Nablus (Kusra ve Calud): Calud köyünde bir aileye ve uluslararası basın mensuplarına saldıran onlarca kişilik grup, ABD merkezli NBC haber ekibini darp etti. Kusra’da ise yaralılara ulaşmaya çalışan bir ambulans taşlı saldırıya uğradı.
-
Cenin (Arrabe ve Raba): Arrabe beldesinde iki Filistinli darp edilerek hastanelik edildi; Raba’da ise tarım arazileri iş makineleriyle tahrip edildi.
-
Ramallah ve El-Bire (Mugayyir, Berka ve Tayyibe): Mugayyir köyünde siviller hedef alınırken, Berka’da badem toplayan çiftçilere saldırıldı ve araçları kullanılamaz hâle getirildi.
-
El Halil: Eski Şehir bölgesine giren gruplar sivillerin ve gazetecilerin hareket alanını kısıtladı.
Batı El Halil’de yerleşim kuşağı genişliyor
Saha raporları, baskınların yanı sıra kalıcı demografik ve coğrafi değişikliklerin hızlandığını gösteriyor. Batı El Halil bölgesindeki “Karmey Yehuda” yerleşimine yeni ailelerin taşınmaya başlamasıyla, mevcut yerleşim alanlarının birbirine bağlanarak Filistin köylerini çevreleyen kesintisiz bir yerleşim kuşağı oluşturulması hedefleniyor.
Uluslararası tepkiler ve UNRWA merkezine müdahale
Filistin Dışişleri Bakanlığı, köylerin izole edilmesini ve uygulanan ablukaları “zorla yerinden etme politikası” olarak nitelendirerek uluslararası topluma somut yaptırım ve koruma çağrısında bulundu.
Öte yandan, Kudüs’ün kuzeyinde 1952’den bu yana faaliyet gösteren ve bugüne kadar 40 binden fazla öğrenci yetiştiren Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı Kalandiya Mesleki Eğitim Merkezi’ne yönelik kısıtlamalar da sürüyor. Tesisin girişlerinin kapatılması ve denetim altına alınması, uluslararası kurumların dokunulmazlığına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.



