Kızıldeniz’in stratejik ticaret noktalarından Yemen’in Muha Limanı, yoğun hava saldırılarının ardından hizmet dışı kaldı. Yaklaşık 35 füze ve kamikaze İHA saldırısının hedefi olan tesiste 16 kişi yaşamını yitirirken, 22 kişi de yaralandı. Liman Genel Müdürü Abdülmelik eş-Şerabi, uğranılan geniş çaplı yıkıma rağmen limanın mevcut imkânlarla kademeli olarak yeniden faaliyete geçirileceğini açıkladı.
İlk hasar tespit çalışmalarına göre, rıhtımların ve idari binaların yeniden inşası ile altyapının toparlanması için yaklaşık 79 milyon dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyuluyor.
Kademeli işletme ve alternatif liman rotaları
Lojistik kılavuzluk ekipmanlarının ve derinleştirme amacıyla kullanılan stratejik tarama gemisinin doğrudan vurulması nedeniyle deniz trafiğinin durduğunu belirten Şerabi, Kızıldeniz kıyısındaki Babülmendep gibi alternatif iskelelerin geçici olarak devreye alınabileceğini bildirdi.
Limanda görev yapan 1500’ü aşkın personel ve yük işçisinin geçim kaynağının doğrudan bu tesise bağlı olduğunu hatırlatan Şerabi; Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi ve Ulaştırma Bakanlığının talimatıyla, tüccar ve ithalatçıları karşılamak adına acil bakım çalışmalarının başladığını aktardı.
Kaçakçılık iddialarına net yalanlama
Limanın hedef alınmasına gerekçe gösterilen askerî mühimmat ve kaçakçılık iddialarını kesin bir dille reddeden Genel Müdür Şerabi, vurulan hedeflerin tamamen sivil ticari mallar ve kargo gemileri olduğunu vurguladı. Zarar gören yüklerin Sana ve Saada dahil Yemen’in tüm vilayetlerindeki yerel tüccarlara ait olduğunu belirten Şerabi, limanın Cibuti, Aden ve Salif arasında çalışan sivil gemilere hizmet verdiğini ifade etti.
2026-2040 vizyonu ve serbest ticaret bölgesi hedefi
Muha Limanı’nın uluslararası alanda yeniden yapılandırılması için üç aşamalı uzun vadeli bir plan hazırlandığını belirten Şerabi, hedefin tesisi mevcut alanının 70 katı büyüklüğe ulaştırarak büyük tonajlı gemileri ağırlayabilecek bölgesel bir lojistik merkezine dönüştürmek olduğunu dile getirdi.
Limanın havaalanıyla entegre edilerek serbest bölge statüsü kazanması yönündeki 139 milyon dolarlık ilk etap yatırımlarının sürdüğünü kaydeden Şerabi, Kızıldeniz’deki güvenlik risklerine rağmen tesisin gümrük, pasaport ve sağlık birimleriyle tam kapasite göreve hazır olduğunu belirtti.



