Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yayımlanan güncel rapora göre, Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te kaydedilen gözaltı vakaları 23 bin barajını aştı. Bu rakamların, Gazze Şeridi’nde alıkonulan ve akıbeti bilinmeyen binlerce kişiyi kapsamadığı; bölgede sistematik bir “zorla kaybedilme” politikasının uygulandığı vurgulandı.
Gözaltına alınanlar arasında 700’den fazla kadın ve yaklaşık 1800 çocuk bulunuyor. Cemiyet, bu süreçte sadece kişilerin özgürlüğünün kısıtlanmadığını; ev baskınları sırasında mülklere zarar verildiğini, araçlara ve ziynet eşyalarına el konulduğunu, tutuklu ailelerine yönelik ise açık tehdit ve darp vakalarının yaşandığını belgeledi.
Gazeteciler ve siyasi figürler hedefte
İsrail ordusunun operasyonlarında medya mensupları da doğrudan hedef alındı. Savaşın başlangıcından bu yana 240’tan fazla gazeteci gözaltına alınırken, halen 43 gazetecinin tutukluluk hali devam ediyor. Bu süreçte Nabluslu gazeteci Mervan Herizallah’ın cezaevinde hayatını kaybetmesi, tutukluluk koşullarına dair endişeleri artırdı.
Öte yandan, Kudüs’ün İseviye kasabasında Fetih Hareketi üyesi Yasir Derviş’in evine düzenlenen baskın ve yapılan yıkım, siyasi baskıların yerel ölçekte de sürdüğünü gösteriyor.
Cezaevlerinde rekor doluluk oranı
Nisan 2026 başı itibarıyla İsrail cezaevlerindeki toplam tutuklu sayısı 9 bin 600’e ulaştı. Bu sayıya;
- 86 kadın tutuklu,
- 350 çocuk tutuklu dahil edildi.
Savaş öncesinde 5 bin 250 olan tutuklu sayısının %83 oranında artması, cezaevlerinde insani şartların ağırlaşmasına ve ciddi bir yoğunluğa yol açtı. Özellikle Tulkerm ve Cenin gibi mülteci kamplarında altyapının tahrip edilmesiyle eş zamanlı yürütülen saha soruşturmaları, binlerce kişinin gözaltı ve sorgu sürecinden geçmesine neden oluyor.
