Boğazlar nasıl kapatılır? Deniz hukukunda geçiş kuralları
Dünya

Boğazlar nasıl kapatılır? Deniz hukukunda geçiş kuralları

Dünya ticaretinin ve enerji sevkiyatının merkezinde yer alan stratejik su yolları, kıyıdaş devletler için hem ekonomik birer kazanç hem de güçlü birer jeopolitik baskı aracıdır. Boğazların kapatılması veya trafiğinin felç edilmesi, küresel enflasyondan üretim döngülerinin durmasına kadar geniş çaplı krizlere yol açabilir.

Boğazları kapatma yöntemleri

Devletler, su yollarını kontrol altına almak için askeri, hukuki ve ekonomik temelli farklı stratejiler izleyebilmektedir:

1. Askeri ve Fiziksel Yöntemler:

  • Deniz Mayınları: Düşük maliyetli ancak uzun süreli bir engel oluşturur. 1972’de ABD’nin Kuzey Vietnam’daki Haiphong Limanı’nı mayınlaması bunun önemli bir örneğidir.
  • Abluka ve Sahil Savunması: Deniz filoları, denizaltılar ve kıyı füze sistemleriyle geçişlerin engellenmesi.
  • SİHA ve Füze Saldırıları: Modern savaş teknolojileriyle “girilmesi yasak bölgeler” oluşturulması. 2023 sonrası Kızıldeniz’de yaşanan kriz bu duruma güncel bir örnektir.
  • Gemi Alıkoyma: İran’ın 2019’da Hürmüz Boğazı’nda İngiliz bandıralı bir tankeri durdurması gibi taktiksel müdahaleler.

2. Hukuki ve İdari Düzenlemeler:

  • Uluslararası Antlaşmalar: Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936), Türkiye’ye savaş zamanında savaş gemilerinin geçişini kısıtlama yetkisi verir. Türkiye, 2022’de Ukrayna savaşı nedeniyle bu yetkisini kullanmıştır.
  • Askeri Bölge İlanı: Navtex duyuruları veya askeri tatbikat gerekçeleriyle su yollarının “güvensiz” ilan edilmesi.

3. Ekonomik ve “Gri Alan” Yöntemleri:

  • Sigorta Kapsamının İptali: Savaş riski nedeniyle sigorta şirketlerinin teminatı çekmesi, gemi trafiğini fiilen durdurabilir. 2026 başında Hürmüz Boğazı’ndaki trafik bu nedenle %80 oranında azalmıştır.
  • Elektronik Harp: GPS sinyallerinin karıştırılması ve gemi kimlik verilerinin (AIS) manipüle edilmesiyle seyrüsefer güvenliğinin bozulması.

Deniz hukukunda geçiş rejimleri

1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, boğazlardaki geçiş haklarını iki ana ilkeye bağlamıştır:

  • Transit Geçiş (Transit Passage): Açık denizler veya münhasır ekonomik bölgeler arasındaki boğazlarda geçerlidir. Savaş gemileri ve denizaltılar, yüzeye çıkma zorunluluğu olmaksızın hızlı ve kesintisiz geçiş hakkına sahiptir.
  • Zararsız Geçiş (Innocent Passage): Devletlerin kara sularında geçerlidir. Gemilerin kıyı devletinin barışına ve güvenliğine zarar vermeden geçmesi şarttır. Uçakların bu bölgelerde uçuş hakkı yoktur ve denizaltıların yüzeyden gitmesi gerekir.

Küresel tepki ve koruma önlemleri

Boğazların kapanması durumunda rotaların Ümit Burnu gibi alternatif yollara kayması, nakliye maliyetlerini %130’lara varan oranlarda artırabilmektedir. Bu nedenle küresel güçler; “Refah Muhafızı Operasyonu” gibi çok uluslu deniz koalisyonları kurarak veya ticari gemilere askeri konvoylarla eşlik ederek (1987-88 Tanker Savaşları örneğinde olduğu gibi) seyrüsefer serbestisini korumaya çalışır.