İran ile ABD arasındaki diplomatik kriz, tarafların karşılıklı sert açıklamalarıyla yeni bir çıkmaza girdi. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, Tahran’ın uranyum teslimatı konusundaki net tavrını ortaya koyarken; Washington’dan gelen “müzakere masasına dönme” çağrılarına kapıyı kapattı.
Uranyum teslimatı tartışması
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın elindeki yaklaşık 440 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumu (“nükleer toz”) ABD’ye teslim edeceği yönündeki iddiası, Tahran tarafından kesin bir dille yalanlandı. Hatibzade, zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesinin söz konusu olmadığını vurguladı. Trump ise daha önce yaptığı açıklamada, ABD saldırılarında ağır hasar gören nükleer tesislerdeki bu stokların kontrol altına alınacağını öne sürmüştü.
Hürmüz Boğazı’nda tam kontrol
Diplomatik restleşme, bölgenin en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’na da yansıdı. Hatemu’l Enbiya Merkezi Karargahı Sözcüsü, boğazın yeniden kapatıldığını ve İran Silahlı Kuvvetleri’nin sıkı denetimi altına girdiğini duyurdu. Sözcü, daha önce iyi niyet göstergesi olarak sınırlı sayıda ticari geminin geçişine izin verildiğini ancak ABD’nin “abluka altında deniz haydutluğu” yaparak taahhütlerini çiğnediğini belirtti.
Trump’tan savaş tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen süreçte Pazartesi günü İslamabad’da ikinci tur müzakerelerin başlayabileceğini işaret etse de, bir anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahalenin sinyalini verdi:
“Bir ablukamız var ve maalesef yeniden bombalamaya başlamak zorunda kalabiliriz. Eğer Çarşamba gününe kadar anlaşma sağlanmazsa ateşkes uzatılmayacak ve savaş geri dönecek.”
8 Nisan’da başlayan iki haftalık geçici ateşkesin sona ermesine sayılı günler kala, ABD’nin İran limanlarındaki ablukayı sürdürme kararı ve İran’ın müzakereleri reddetmesi, bölgedeki “sıcak savaş” riskini yeniden zirveye taşıdı.
