Mescid-i Aksa'nın sesi sustu: Şeyh Naci el-Kazzaz vefat etti
İslam Dünyası

Mescid-i Aksa’nın sesi sustu: Şeyh Naci el-Kazzaz vefat etti

Kudüs’ün en köklü ailelerinden birine mensup olan ve Mescid-i Aksa’nın sembol isimleri arasında yer alan Şeyh Naci el-Kazzaz, 66 yaşında hayatını kaybetti. Cumartesi günü vefat eden El-Kazzaz için bugün Mescid-i Aksa’nın avlusunda cenaze namazı kılındı. Namazın ardından binlerce Filistinlinin katılımıyla omuzlarda taşınan naaşı, Kudüs’teki aile kabristanlığına defnedildi.

Yarım asırlık bir gelenek

Şeyh Naci el-Kazzaz, Mescid-i Aksa’da müezzinlik görevine resmi olarak 1978 yılında başladı. Ancak El-Kazzaz ismi, sadece şahsi bir kariyer değil, yüzyıllardır devam eden bir aile geleneğini temsil ediyor. Kazzaz ailesi, nesiller boyu Mescid-i Aksa’nın minarelerinden ezan okuma şerefine nail olan mukaddes bir silsilenin parçası olarak biliniyor. Merhumun oğlu Firas el-Kazzaz da günümüzde aynı geleneği sürdürerek Aksa’da ezan okumaya devam ediyor.

İslam dünyasından taziye mesajları

Şeyh El-Kazzaz’ın vefatı sadece Filistin’de değil, İslam dünyasında da hüzünle karşılandı. Mısır Vakıflar Bakanı Üsame el-Ezheri, yayımladığı taziye mesajında El-Kazzaz’ın sesinin on yıllardır Kudüslülerin ve Aksa ziyaretçilerinin gönlünde yer ettiğini belirtti. El-Ezheri, merhumun samimiyet ve sadakatle yürüttüğü bu görevin, mekanın ruhunu ve kimliğini koruma noktasında canlı bir tanıklık olduğunu vurguladı. Filistinli gruplar da yayımladıkları mesajlarda, El-Kazzaz’ın Kudüs topraklarındaki kararlılığını ve Aksa’ya olan hizmetlerini selamladı.

Kültürel miras ve kimlik mücadelesi

Kudüs’teki ezan ve Kur’an tilaveti geleneği, bölge halkı için dini bir vecibenin ötesinde, şehrin Arap ve İslam kimliğini koruma noktasında stratejik bir öneme sahip. İsrail yönetiminin Kudüs’teki demografik ve kültürel yapıyı değiştirmeye yönelik politikalarına karşı, El-Kazzaz gibi şahsiyetlerin temsil ettiği “ses mirası”, Filistinliler tarafından bir direniş ve aidiyet sembolü olarak görülüyor. Cumartesi günü Aksa hoparlörlerinden vefat haberi duyurulduğunda, cami avlusundaki binlerce kişinin yaşadığı derin üzüntü, bu toplumsal bağın bir tezahürü olarak kayıtlara geçti.

Islamist Agenda