Batı medyasında yer alan analizlere göre, İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki güç mücadelesi, ileri teknoloji ile düşük maliyetli asimetrik savaş yöntemlerinin çatıştığı karmaşık bir boyuta evrildi. Özellikle İran üretimi İHA’ların maliyet-etkin performansı, Washington’un savunma harcamalarında ciddi bir dengesizlik yaratıyor.
Asimetrik maliyet savaşı
Yayımlanan raporlar, bir adet Şahit-136 kamikaze İHA’nın üretim maliyetinin yaklaşık 35 bin dolar olduğunu, ancak bu araçları düşürmek için kullanılan önleme füzelerinin milyonlarca dolara mal olduğunu ortaya koyuyor. ABD’nin bu tehditlerle başa çıkmak için sadece birkaç hafta içinde 25 ila 35 milyar dolar harcadığı tahmin ediliyor. Savunma uzmanları, mevcut hava savunma sistemlerinin hızlı ve pahalı füzelere karşı tasarlandığını, bu nedenle düşük maliyetli ve yavaş seyreden İHA sürülerine karşı hem mühimmat hem de bütçe açısından zayıf kaldığını vurguluyor.
Çin’in perde arkasındaki stratejik rolü
Pekin yönetimi, çatışmalara doğrudan dahil olmadan İran ve müttefiklerine teknolojik ve istihbari destek sağlamakla suçlanıyor. İddialara göre, Çinli uydu şirketleri aracılığıyla elde edilen hassas görüntüler, bölgedeki ABD askeri varlıklarının tam yerinin belirlenmesinde kullanılıyor. Çin ise bu iddiaları reddederek kendisini bölgede bir “barış yapıcı” olarak konumlandırmaya çalışıyor. Ancak Pekin’in Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışını güvence altına alma isteği, bölgedeki diplomatik ve askeri dengeler üzerindeki etkisini artırıyor.
İran’ın askeri doktrinindeki değişim
Tahran’ın askeri stratejilerini Ukrayna’daki savaş deneyimlerine göre güncellediği belirtiliyor. İranlı komutanların savunma sanayiinde 3D yazıcı teknolojilerini, yapay zekayı ve nanoteknolojiyi ön plana çıkararak üretim maliyetlerini daha da düşürmeyi hedefledikleri ifade ediliyor. Özellikle nükleer enerji ve uzay teknolojilerine yapılan yatırımlar, İran’ın bölgedeki etki alanını genişletme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Dijital propaganda ve yapay zeka
Savaşın sadece sahada değil, dijital alanda da sürdüğü kaydediliyor. İran yönetiminin, yapay zeka destekli içerikler ve dev reklam kampanyalarıyla içeride ve dışarıda bir “zafer” algısı oluşturmaya çalıştığı, bu sayede rejim meşruiyetini güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
