İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alan El Halil kentine bağlı Beyt Ummar kasabasında yaşayan Filistinli çiftçi Ziybe es-Seb’, yerleşimci baskılarına ve kısıtlamalara rağmen ata mirası üzüm bağlarını korumak için günlük mücadelesini sürdürüyor. Geçim kaynağı olan arazilerin bir kısmı kurulan yerleşim birimleriyle abluka altına alınsa da Filistinli üreticiler topraklarını terk etmemekte kararlı.
Tepelerden gelen baskı ve günlük yaşam mücadelesi
Sabahın ilk ışıklarıyla “Hırbet el-Kıt” ve “Cebel Seb'” bölgelerindeki arazisine giden Ziybe es-Seb’, yalnızca tarımsal faaliyet yürütmüyor, aynı zamanda evine ve arazisine yönelik tacizleri engellemeye çalışıyor. 2024 yılı ortalarından itibaren çevredeki tepelere yerleşen grupların kurduğu çadır ve prefabrik yapılar nedeniyle bölgedeki her türlü hareketlilik gözetim altında tutuluyor.
Tarım arazilerine inşa edilen koruma yapıları yıkılırken, hayvanların otlaklara sokulması sonucu ekili alanlar ve asmalar doğrudan zarar görüyor. Bölge sakinleri, güvenlik güçlerinin çoğu zaman saldırgan gruplara müdahale etmek yerine arazilerini korumaya çalışan mülk sahiplerini bölgeden uzaklaştırdığını belirtiyor.
İzin şartı ve engellenen hasat süreçleri
Aynı bölgede yaşayan ve yedi kardeşiyle birlikte üretim yapan Enver Sabarne de benzer sorunlarla karşı karşıya. Yerleşimci baskıları nedeniyle aile üyelerinden bazılarının bölgeden ayrılmak zorunda kaldığını belirten Sabarne, arazisine ulaşmak için yalnızca 300 metre mesafeyi aşmanın dahi can güvenliği riski taşıdığını ifade ediyor.
Arazilerin resmi tapularına sahip olmalarına karşın tarımsal bakım, asma çardaklarının yenilenmesi veya taş duvarların onarımı gibi temel ihtiyaçlar için dahi askeri makamlardan özel izin talep ediliyor. Ekim 2023 sonrasında hızla artan gözaltılar ve doğrudan müdahaleler, çiftçilerin arazilerine düzenli erişimini neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Tarım sektöründe üretim krizi derinleşiyor
Yerleşim faaliyetleri uzmanı Hasan Bireyciye, kurulan askeri kontrol noktaları ve açılan çevre yollarının Filistin köyleri arasındaki bağı kopardığını vurguluyor. Güvenlik gerekçeleriyle uygulanan kısıtlamalar nedeniyle üreticilerin dört sezondur zeytin, üzüm ve guava hasadını tam anlamıyla gerçekleştiremediğine dikkat çeken Bireyciye, bakımı yapılamayan arazilerin zorunlu bir terk edilmişlikle karşı karşıya kaldığını kaydediyor.
Kadın üreticilerin sahadaki rolü
Bölgedeki erkek nüfusun gözaltı ve güvenlik kısıtlamaları nedeniyle sahadan uzaklaştırıldığı dönemlerde, Filistinli kadınlar arazilerin idaresinde ve korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Ziybe es-Seb’, tüm zorluklara rağmen atalarından devraldığı toprakları boş bırakmanın yerleşim planlarına teslim olmak anlamına geleceğini belirterek bağlarını korumaya devam edeceğini vurguluyor.
Filistin Duvar ve Yerleşimle Mücadele Heyeti’nin verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında Batı Şeria genelinde yerleşimciler ve askeri unsurlar tarafından gerçekleştirilen hak ihlali sayısı 11 bini aşmış durumda. Bu saldırıların 3 binden fazlası doğrudan yerleşimci gruplar eliyle kayıtlara geçirildi.



