Taliban’ın Afganistan’da yönetimi yeniden ele geçirmesinin üzerinden 5 yıl geçerken, yönetime karşı çıkan silahlı muhalefet tek bir çatı altında toplanmak yerine çok parçalı bir yapıya evrildi. Ağustos 2021’de Pençşir Vadisi’nde başlayan direnişin ardından, farklı isim ve bayraklar altında ortaya çıkan yapılar çeşitli vilayetlerde saldırılar üstlenmeye başladı.
Son dönemde özellikle Bedahşan vilayetine bağlı Zibak bölgesinde Afganistan Özgürlük Cephesi ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmalar, askeri hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Ancak Birleşmiş Milletler raporları ve güvenlik uzmanları, bu grupların Taliban’ın ülke genelindeki hakimiyetine doğrudan stratejik bir tehdit oluşturamadığını ve kalıcı bir coğrafi kontrol sağlayamadığını vurguluyor.
Dijital alanda artan gruplar ve saha gerçekliği
Sahadaki askeri varlığın yanı sıra dijital platformlarda onlarca farklı fraksiyon varlık gösteriyor. “Milli Direniş Cephesi” ve “Afganistan Özgürlük Cephesi” gibi öne çıkan oluşumların haricinde kurulan çok sayıda grup, sosyal medyayı aktif bir propaganda alanı olarak kullanıyor.
Uzmanlar, bu grupların büyük çoğunluğunun yurt dışındaki eski siyasi ve askeri figürler tarafından kurulduğunu, bu durumun da ülke içinde güçlü bir toplumsal taban oluşturmalarını engellediğini belirtiyor. Onlarca yıllık çatışmalardan yorulan Afgan halkının yeni bir iç savaşa sıcak bakmaması, muhalefetin kitleselleşmesinin önündeki en büyük engel olarak değerlendiriliyor.
Kabil yönetiminden “sanal varlık” nitelemesi
Taliban Hükümeti Sözcüsü Zebihullah Mücahid, silahlı grupların etkinliğinin abartıldığını ve bu yapıların etkisinin sahadan ziyade sosyal medyada varlık göstermekle sınırlı kaldığını açıkladı.
Mücahid, hükümetin ülke topraklarının tamamında mutlak kontrol sağladığını ve her türlü kalkışmaya müdahale edecek askeri kapasiteye sahip olduğunu belirterek, halkın istikrara odaklandığını ve geçmişteki çatışma dönemlerine dönmek istemediğini ifade etti.
Yıpratma stratejisi ve geleceğe dair senaryolar
-
Taktiksel dönüşüm: Muhalif gruplar doğrudan cephe savaşı yerine dağlık alanlarda küçük hücrelerle vur-kaç taktiği uygulayarak yönetimi güvenlik maliyetleriyle yıpratmayı hedefliyor.
-
Kalıcı hakimiyet sorunu: Geçici baskınlar düzenlense de ikmal hatlarını koruyarak toprak tutma kabiliyetinin bulunmaması askeri dengeleri değiştirmiyor.
-
Siyasi proje eksikliği: Analistler, ortak bir siyasi vizyon ve net bir alternatif sunamayan parçalı muhalefetin sahadaki etkinliğinin sınırlı kalacağını vurguluyor.



