Afganistan Dışişleri Bakanı Emir Han Mutteki, Doha Anlaşması’nın yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi ve Afganistan topraklarının bağımsızlığını kazanması hedefine başarıyla ulaştığını belirtti. Anlaşmanın dönemin şartları gereği işgali sonlandırmak adına kritik bir adım olduğunu vurgulayan Mutteki, ABD’nin maddelere tam bağlı kalması durumunda iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşebileceğini ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ifade etti.
Taliban’ın Ağustos 2021’de yönetimi devralmasından bu yana geçen 5 yıllık süreçte elde edilen kazanımlardan memnuniyet duyduklarını belirten Mutteki, uluslararası toplumdan gelecek resmi tanınma için acele etmediklerini, ilişkilerin fiili ve kurumsal düzeyde doğal seyrinde ilerlediğini dile getirdi.
40’tan fazla misyonla aktif diplomatik temas
Kabil yönetiminin dış ilişkiler tablosuna değinen Mutteki, resmi tanıma ilan edilmemiş olsa dahi Afganistan’ın yurt dışında ve Kabil’de faaliyet gösteren 40’tan fazla büyükelçilik ve konsolosluk misyonuyla temaslarını sürdürdüğünü kaydetti.
Karşılıklı vize işlemlerinin, pasaport geçerliliğinin, heyet ziyaretlerinin ve ekonomik anlaşmaların birçok ülkeyle kesintisiz yürütüldüğünü belirten Mutteki, resmi tanınmanın zamana bağlı bir süreç olduğunu ve diplomatik ağlarını kademeli olarak güçlendirmeye devam ettiklerini aktardı.
Doha Anlaşması’nın bilançosu ve çekilme süreci
Katar’ın arabuluculuğunda 29 Şubat 2020’de imzalanan tarihi Doha Anlaşması, ABD öncülüğündeki yabancı güçlerin çekilme takvimini belirlemişti. Anlaşma şartları doğrultusunda tahliyeler sürerken, 15 Ağustos 2021’de Eşref Gani hükümetinin çökmesi ve cumhurbaşkanının ülkeyi terk etmesiyle Taliban başkent Kabil’de kontrolü sağlamıştı.
20 yıllık savaşın faturası
Brown ve Boston üniversitelerinin ortaklaşa yürüttüğü “Savaşın Maliyeti” (Cost of War) projesine göre, ABD’nin 2001’den bu yana sürdürdüğü askeri varlığın faturası 1 trilyon doları aşarken, çatışmalarda 2 bin 400’den fazla Amerikan askeri ve yaklaşık 4 bin sözleşmeli personel hayatını kaybetti. Mutteki, ülkesinin bu ağır bilançonun ardından bağımsız bir siyasi rota izlediğini ve uluslararası temaslarını istikrarlı şekilde genişlettiğini vurguladı.



