Gazze Şeridi’nde savaşın ilk aylarında hedef alınan binaların enkazı altında kalan siviller için yürütülen arama ve tahliye çalışmaları zorlu koşullarda sürüyor. Gazze Sivil Savunma ekipleri, kısıtlı imkanlarla yürüttükleri çalışmalar neticesinde yaklaşık 3 yıldır yıkıntıların altında bulunan 50 sivilin naaşına ve kalıntılarına ulaştı. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan kurbanların cenazeleri, Şifa Tıp Kompleksi avlusunda toplanarak aileleri tarafından düzenlenen törenle toprağa verildi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) tarafından sağlanan sınırlı finansman desteğiyle başlatılan 800 çalışma saatlik enkaz kaldırma ve cenaze çıkarma projesi kapsamında ekipler; Tel el-Heva, ez-Zeytun, es-Sabra, eş-Şeyh Rıdvan ve eş-Şati gibi kentin yoğun yıkım alanlarında çalışma yürüttü. Çıkarılan cenazelerin es-Sevafiri, el-Batnici ve Garbiye ailelerine ait olduğu tespit edildi.
Yetersiz ekipman ve tek iş makinesiyle arama mücadelesi
Ağır iş makinelerinin ve arama kurtarma teçhizatının bölgeye girişine izin verilmemesi, çalışmaları kritik ölçüde yavaşlatıyor. Sivil Savunma ekiplerinin kent genelinde yalnızca tek bir ekskavatör kullanarak enkazları kazabildiği bildirildi. Yıllar süren bekleyiş ve fiziki koşullar nedeniyle cenazelerin önemli bir bölümünün kemik kalıntıları ve şahsi eşyalar şeklinde çıkarılabildiği aktarıldı.
Bu operasyonun kısa süre önce 112 kişinin kalıntılarının çıkarıldığı benzer bir çalışmanın ardından gerçekleştirilen ikinci büyük tahliye faaliyeti olduğu belirtildi. İnsan hakları kuruluşlarının verilerine göre Gazze genelinde 60 milyon tona yakın moloz yığını bulunuyor ve halen yaklaşık 8 bin kişinin cenazesinin enkaz altında olduğu tahmin ediliyor.
Enkaz altındaki asbest tehlikesi ve DNA tespiti ihtiyacı
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Dr. Münir el-Burş, enkaz altında yürütülen çalışmaların hem lojistik hem de ciddi sağlık tehditleri barındırdığına dikkat çekti. Yıkıntılar arasında yaklaşık 5 milyon ton tehlikeli “asbest” maddesi bulunduğunu belirten el-Burş, havaya karışan liflerin akciğer kanseri başta olmak üzere ölümcül hastalıklara yol açabileceği uyarısında bulundu ve ekiplere koruyucu donanım sağlanması gerektiğini vurguladı.
Dr. el-Burş, kimliklendirme çalışmaları için adli tıp kitleri ve DNA testi ekipmanlarının acilen Gazze’ye ulaştırılması çağrısını yineleyerek, ailelerin yakınlarını teşhis edebilmesinin ve insani standartlarda defnedebilmesinin temel bir hak olduğunu ifade etti.
Sıkışan nüfus ve operasyon zorlukları
Nüfusun yaklaşık yüzde 70’lik alandan çıkarılarak Gazze Şeridi’nin yüzde 30’una sıkıştırıldığı bir tabloda, arama ekiplerinin hareket kabiliyeti de kısıtlanıyor. Yoğun nüfus birikiminin olduğu bölgelerde süren askeri baskı ve güvenlik riskleri, sivil savunma personelinin enkaz kaldırma çalışmalarını sürdürmesini güçleştiriyor.



