Gazze Sivil Savunma ekiplerinin tanıklığı: Enkazdaki feryatlar
İslam Dünyası

Gazze Sivil Savunma ekiplerinin tanıklığı: Enkazdaki feryatlar

Gazze Şeridi’nde devam eden saldırıların gölgesinde, sivil savunma ekipleri sadece birer kurtarıcı değil, aynı zamanda tarihin en ağır insani krizlerinden birinin en yakın tanıkları haline geldi. Kısıtlı imkanlar ve sürekli hedef alınma riskine rağmen görev yapan ekiplerin anlattıkları, bölgedeki trajedinin derinliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

“Neslimiz tükenmesin, beni bırakma”

Sivil savunma görevlisi Abdüsselam el-Asi, Beyt Lahiya’da dört katlı bir binanın enkazından yükselen bir gencin çığlığını unutamıyor. Ayağı beton blokların arasına sıkışan genç, Asi’ye “Lütfen beni bırakma, ölmek istemiyorum. Ben ailemden hayatta kalan son kişiyim, eğer ölürsem neslimiz tükenecek” diyerek yalvarmış. Asi, bu tür anların kurtarıcıların ruhunda asla iyileşmeyecek yaralar bıraktığını vurguluyor.

Çıplak ellerle ölüme karşı yarış

Görevli Abdullah el-Mecdellavi ise Eylül 2025’te yaşadığı bir olayı titreyen sesle anlatıyor. Doğu Gazze’de Masud ailesine ait evin enkazında 18 yaşındaki Melek Nebil’e ulaşmak için çıplak elleriyle kumu kazan ekip, beton blokların altında can çekişen genç kızı kurtarmak için zamana karşı yarışmış. Mecdellavi, “Kızın bedenini kurtarmak için ailesinin talebiyle bacağını kesmek zorunda kaldık. O an savaşın bizi insanlıktan çıkaran bir noktaya sürüklediğini hissettim” diyor.

Sözcü Mahmut Basal: “Kendi annemi gömdüm”

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmut Basal da bu trajedinin bir parçası. Basal, Aralık 2023’te Zeytun Mahallesi’nde düzenlenen saldırının ardından El-Ehli Baptist Hastanesi’nde görev yaparken, getirilen cenazelerden birinin kendi annesine ait olduğunu fark etmiş. Basal, “Binlerce kişiyi kurtarmak için gece gündüz çalıştığım o hastanede annemle karşılaştım. Onu kendi ellerimle ve gözyaşlarımla toprağa verdim. Bu yolun her adımı sert ama annemin kaybı ruhumda sönmeyen bir acı bıraktı” ifadelerini kullanıyor.

Son kucaklaşma: Bir ailenin sessiz vedası

Kurtarma görevlisi Fadi es-Salibi’nin hafızasına kazınan sahne ise Şeyh Zayid bölgesindeki bir enkazdan çıkarılan aile fertleri. Bir anne, bir baba ve dört çocuğun birbirlerine sımsıkı sarılmış haldeki cansız bedenlerine ulaştıklarını anlatan Salibi, ailenin son anlarında korkudan birbirlerine sığındığını belirtiyor. Salibi, “Bedenleri o kadar sıkı kenetlenmişti ki, onları birbirinden ayırırken kalbimiz parçalandı” diyor.

Gazze’de hiçbir donanımı olmayan, enkazı elleriyle kazan bu adamlar, tarihe not düşülen bu acı dolu anlatıların yaşayan birer arşivi olarak görevlerini sürdürmeye çalışıyor.