Ateşkesin yürürlükte olmasına rağmen İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik düzenlediği son hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda sivil hayatını kaybetti. Sağlık kaynaklarından alınan bilgilere göre, Gazze’nin batısındaki Rimal Mahallesi, Deyr el-Belah ve Han Yunus gibi birçok farklı bölgeye düzenlenen bombardımanlarda yerleşim alanları ve sivil araçlar doğrudan hedef alındı.
Deyr el-Belah’ta bulunan Şüheda el-Aksa Hastanesi’ne ait ilaç ve tıbbi malzeme deposunun da İsrail saldırılarında ağır hasar gördüğü bildirildi. İsrail ordusu ise operasyonlarda “saldırı hazırlığında olan 3 silahlı kişiyi hedef aldığını” öne sürdü.
Enkaz altından çıkarılan bedenler facianın boyutunu gözler önüne seriyor
Sivil savunma ekipleri, Gazze’nin güneyindeki Sabra bölgesinde yürüttükleri yaklaşık iki haftalık arama kurtarma çalışmalarını tamamladı. Ekipler, ağır yıkıma uğrayan bir konut bloğunun enkazından çoğu kadın, çocuk ve engelli bireylerden oluşan 112 kişinin cansız bedenine ulaştı.
Yetkililer, bombardımanın şiddeti ve kullanılan mühimmatın etkisi nedeniyle yüzlerce kişinin hâlâ enkaz altında kayıp olduğunu ve arama çalışmalarının kısıtlı imkânlarla el yordamıyla yürütüldüğünü açıkladı.
İsrail Haaretz gazetesi: Tel Aviv 3 maddeye karşı çıkıyor
Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken, İsrail’in Haaretz gazetesinde yer alan haberde Tel Aviv yönetiminin ateşkes planının ikinci aşamasına dair ciddi çekinceleri olduğu aktarıldı. Habere göre İsrail;
-
Toplanacak silahların imha edilmek yerine Filistinli teknokrat komitenin kontrolünde kalmasına,
-
Denetim süreçlerine Türkiye ve Katar’ın katılmasına,
-
Uluslararası istikrar gücünün devralacağı bölgelerde İsrail ordusunun serbest hareket etme yetkisinin sınırlandırılmasına karşı çıkıyor.
İnsani kriz ve ihlaller son bulmuyor
Ateşkes şartlarına rağmen sınır kapılarındaki kısıtlamaların sürmesi ve insani yardımların bölgeye girişinin engellenmesi, Gazze’deki gıda ve tıbbi malzeme krizini her geçen gün derinleştiriyor. Uluslararası kamuoyunun diplomatik çözüm arayışları sürerken, sahadaki ihlaller ve Tel Aviv’den gelen itirazlar sürecin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.



