İsrail hapishanelerinde işkence: Esir sayısı arttı
İslam Dünyası

İsrail hapishanelerinde işkence: Esir sayısı arttı

Filistin Ulusal Konseyi tarafından 1974 yılında ilan edilen “Filistinli Esirler Günü”, bu yıl İsrail hapishanelerindeki tarihin en kanlı ve zorlu dönemlerinden birinde anılıyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail hapishanelerindeki Filistinli sayısı %83 oranında artarak 5 binden 9 bin 500’e yükseldi. Hak örgütleri ve hukukçular, cezaevlerinin artık birer cezalandırma ve intikam merkezine dönüştüğü uyarısında bulunuyor.

Sistematik vahşet ve “hesaplanmış işkence”

Uluslararası hukuk uzmanları, İsrail cezaevi sisteminin özellikle aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanlığı döneminde “hesaplanmış bir vahşet laboratuvarına” dönüştüğünü belirtiyor. Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese tarafından hazırlanan son rapor, cezaevlerindeki muamelenin bireysel disiplin ihlalleri değil, kurumsallaşmış bir devlet stratejisi olduğunu ortaya koyuyor.

Kan donduran tanıklıklar

Filistin Esirler Cemiyeti Başkanı Abdullah Zegari, cezaevlerinden çıkan esirlerin bedenlerindeki izlerin ve verdikleri ifadelerin insanlık dışı boyutlara ulaştığını ifade etti. Belgelenen işkence yöntemleri arasında şunlar yer alıyor:

  • Fiziksel Şiddet: Elektroşok kullanımı, ağır dayak ve uykusuz bırakma.
  • Onur Kırıcı Muamele: Esirlerin çıplak halde polis köpeklerine parçalatılması, hayvan sesleri çıkarmaya zorlanmaları ve askerlerin esirlerin üzerine binerek “süvari” taklidi yapması.
  • Cinsel Saldırı: Gardiyanlar ve askerler tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve taciz vakaları.
  • Temel İhtiyaçlardan Mahrumiyet: Yetersiz beslenme, tıbbi tedavi engeli ve aile ziyaretlerinin tamamen yasaklanması.

Uluslararası sessizlik ve “çifte standart”

Uzmanlar, uluslararası toplumun ve ABD yönetiminin insan hakları konusundaki tutumunu “iki yüzlülük” olarak nitelendiriyor. Diğer ülkelerdeki idam vakalarına anında tepki gösteren küresel aktörlerin, İsrail hapishanelerinde hayatını kaybeden yaklaşık 80 esir ve Gazze’de öldürülen on binlerce Filistinli karşısındaki sessizliği eleştirilerin odak noktasında.

İsrail Meclisi’nin (Knesset) gündemine aldığı “Filistinli esirlere idam cezası” yasasının ise, devam eden baskı rejimini yasal bir zemine oturtma çabası olduğu ve uluslararası hukuka göre bir savaş suçu teşkil ettiği vurgulanıyor.