Küresel krizin merkezi Hürmüz Boğazı'nın coğrafi sırrı
Analiz

Küresel krizin merkezi Hürmüz Boğazı’nın coğrafi sırrı

Hükümetlerin, televizyon ekranlarının ve dünya kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi haline gelen Hürmüz Boğazı, küresel ilginin odağında kalmayı sürdürüyor. Körfez’de tırmanan son gerilimler, İran ve ABD’nin güç mücadelesine sahne olan bu stratejik su yolunu yeniden ön plana çıkardı. Küresel deniz ticaretini ve özellikle petrol taşımacılığını doğrudan etkileyen boğaz, tüm dünyanın yakından takip ettiği bir kriz merkezine dönüştü.

İran, savaşın ilanıyla birlikte boğazı kapatma tehdidinde bulunurken, ABD Başkanı Donald Trump ise boğazın kontrolünü ele geçirmek istediklerini vurguladı. Ancak sahadaki gerçekler, her iki taraf için de devasa bir zorluğa işaret ediyor. Boğazın kendine has coğrafi yapısı, kontrolü ele geçirme girişimlerini hassas bir askeri planlama gerektiren çetrefilli bir göreve dönüştürüyor.

Zorlu coğrafya ve kısıtlı manevra alanı

Al Jazeera’nin raporuna göre yaklaşık 167 kilometre uzunluğunda ve ortalama 56 kilometre genişliğinde olan Hürmüz Boğazı’nın genişliği, “boyun” olarak adlandırılan en dar noktada 33 kilometreye kadar düşüyor. Bu daralma, gemileri Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirlenen 6 deniz mili genişliğindeki zorunlu rotalara sıkıştırıyor.

Boğazda irili ufaklı yaklaşık 30 ada bulunuyor. İran Devrim Muhafızları’nın askeri üslerine ev sahipliği yapan Keşm ve Hürmüz, gemi rotalarına hakim konumdaki Selame ve Ebu Raşid ile İngiltere’nin tarihte Iraklı vatanseverler için bir sürgün yeri olarak kullandığı Hengam, bu adaların en önemlileri arasında yer alıyor.

Asimetrik savaşın tarihi sahnesi

Bölgedeki su derinliğinin gösterdiği ani değişimler de taktiksel dengeleri doğrudan etkiliyor. Larak Adası çevresinde 36 metreye kadar sığlaşan sular, Umman’ın Musendem Yarımadası yakınlarında 220 metreyi aşıyor. Bu durum, devasa savaş gemilerini ve büyük denizaltıları derin rotalara mahkum ederek manevra kabiliyetlerini kısıtlıyor. Buna karşılık sığ sular ve İran kıyılarına yakın çok sayıda ada, küçük sürat teknelerine ani saldırılar düzenleyip hızla gözden kaybolma imkanı sunuyor.

Uzmanlar, boğazı kapatmak veya kontrol altında tutmak için devasa bir donanmaya ihtiyaç duyulmadığını belirtiyor. “Boğazların düğüm noktası” olarak nitelendirilen Hürmüz’de, doğru asimetrik taktiklerle küçük güçlerin devasa orduları felç edebileceği vurgulanıyor. Tarihsel olarak bu durum, MÖ 480 yılında Yunan komutan Themistokles’in 380 gemilik filosuyla 1200 gemilik devasa Pers donanmasını dar Salamis Boğazı’nda yenilgiye uğratmasına benzetiliyor.

Hürmüz Boğazı’nda atılacak her askeri adımın sadece gemi trafiğini kısıtlamakla kalmayıp, küresel ekonomiyi ve uluslararası siyaseti derinden sarsacak potansiyele sahip olduğu biliniyor.

Islamist Agenda

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir