Hürmüz'den tren hatlarına: Savaş ticaret yollarını değiştiriyor
Dünya

Hürmüz’den tren hatlarına: Savaş ticaret yollarını değiştiriyor

Orta Doğu’da devam eden çatışmalar, sadece bölgesel bir kriz olmanın ötesine geçerek küresel ekonominin can damarlarını yeniden şekillendiriyor. Hürmüz Boğazı ve deniz yollarındaki risklerin artması, geleneksel ticaret rotalarını sarsarken, Çin’in Avrupa’ya bağlanan devasa demir yolu ağı “yeni ipek yolu” olarak öne çıkıyor.

Havacılıkta yakıt krizi ve iptal dalgası

Küresel enerji arzının ana durağı olan Hürmüz Boğazı’ndaki seyir güvenliğinin bozulması, uçak yakıtı fiyatlarında devasa bir sıçramaya neden oldu. Şubat sonunda varili 99,4 dolar olan uçak yakıtı, nisan başında 209 dolara fırlayarak iki aydan kısa sürede %110’un üzerinde değer kazandı.

Maliyetlerin bu seviyeye çıkması, havacılık sektöründe büyük çaplı uçuş iptallerini beraberinde getirdi:

  • Bölgesel Etki: İptallerden en çok Güneydoğu Asya ve Okyanusya rotaları etkilendi. Bazı hatlarda iptal oranları nisan ayında %50’yi aştı.
  • Maliyet Baskısı: Yakıt giderlerinin toplam işletme maliyetlerinin %40’ına ulaşması, özellikle düşük maliyetli havayolu şirketlerini uçuşları askıya almaya zorladı.

Demir yolları “acil çıkış kapısı” oldu

Deniz ve hava taşımacılığındaki aksamalar, gözlerin karayolu ve demir yollarına çevrilmesine yol açtı. Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan yük treni ağı, son üç yılda sefer sayısını yıllık 17 binin üzerine çıkararak kurumsal bir ticaret rotasına dönüştü. Bugün bu ağ, 26 Avrupa ülkesindeki 230 şehri Asya’daki 120 merkeze bağlıyor.

Uzmanlar, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı gibi geleneksel deniz geçişlerindeki krizin, yüksek katma değerli ürünlerin tren hatlarına kaymasını hızlandırdığını belirtiyor. Demir yolu, denizden daha hızlı, havadan ise daha istikrarlı bir seçenek olarak uluslararası yatırımcılar için bir cazibe merkezi haline geliyor.

Küresel enerji krizi riski

Uluslararası Enerji Ajansı Direktörü Fatih Birol, Orta Doğu’daki çatışmaların Ukrayna-Rusya savaşıyla birleşmesinin tarihin en kötü enerji krizini tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Çin ise bu süreçte dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olarak enerji güvenliğini korumaya odaklanmış durumda.

Pekin yönetimi, Kuşak ve Yol İnisiyatifi ve BRICS gibi platformlar üzerinden Batı merkezli geleneksel sistemlere alternatif, karaya dayalı “güvenli koridorlar” inşa ederek küresel ticaretteki ağırlığını dengelemeye çalışıyor.