İran ile ABD arasındaki gerilim, Pakistan’ın ara buluculuk çabalarına rağmen yeni bir çıkmaza girdi. Tahran, Donald Trump yönetiminin nükleer program ve bölgesel faaliyetler konusundaki sert dayatmalarını “teslimiyet çağrısı” olarak nitelendirirken, bölge uzmanları İran’ın diplomatik yollardan umudunu keserek olası bir çatışma senaryosuna hazırlandığını belirtiyor.
Pakistan’da üçlü görüşme trafiği
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin dün İslamabad’a gerçekleştirdiği ziyaret, gözleri yeniden diplomasi masasına çevirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karolin Leavitt, İran’ın talebi doğrultusunda Arakçi ile ABD’li elçiler Jared Kushner ve Steve Witkoff arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşebileceğini sinyalini verdi. Ancak Tahran kanadı, henüz resmi bir görüşme planı olmadığını vurgulayarak temkinli duruşunu koruyor.
Müzakere mi savaş hazırlığı mı?
Diplomatik kaynaklar, İran’ın müzakerelere olan inancının ilk turda sarsıldığına dikkat çekiyor. Tahran Üniversitesi’nden Profesör Hasan Ahmediyan, İran’ın müzakereyi artık bir çözüm değil, üzerindeki baskıyı artıran bir zayıflık göstergesi olarak algıladığını ifade ediyor. Ahmediyan’a göre, Washington’ın ekonomik abluka söylemleri aslında yeni bir askeri harekat için zemin hazırlığından ibaret.
ABD’nin değişmeyen şartları
Trump yönetimi, kapsamlı bir anlaşma için şu iki ana şartından geri adım atmıyor:
- Uranyum Zenginleştirme: İran topraklarındaki tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulması.
- Stokların Teslimi: Tahran’ın elinde bulunan yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tamamının teslim edilmesi.
Washington, bu şartları İsrail’in güvenlik hedefleriyle de birleştirerek masaya getirirken, Tahran yönetimi uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceğini yineleyerek kapıları kapatıyor.
Baskı kartları tükeniyor mu?
Uluslararası uyuşmazlık uzmanlarına göre, ABD’nin İran üzerindeki baskı araçları etkisini yitirmeye başladı. Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaya rağmen İran’ın 26 petrol tankerini Uzak Doğu’ya ulaştırmayı başarması, yaptırımların delindiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, askeri tehditlerin artık caydırıcı olmadığını ve Trump’ın savaş kartını erken kullanmasının Washington’ın manevra alanını daralttığını değerlendiriyor.
İslamabad’daki görüşmelerden somut bir sonuç çıkıp çıkmayacağı henüz netlik kazanmazken, taraflar arasındaki güven bunalımı bölgeyi istikrarsız bir bekleyişe mahkum etmeye devam ediyor.
