Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’a yönelik saldırıların coğrafi kapsamının genişlediğini ve ekonomik etkilerinin derinleştiğini belirterek, Orta Doğu’nun tamamının ABD ve İsrail’in saldırıları nedeniyle “alevler içinde” olduğunu söyledi.
Trump’ın Tehditlerine Mesafeli Yanıt
Gazetecilerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili yaptığı sert açıklamalara ilişkin sorusuna yanıt veren Peskov, Rusya’nın bu açıklamaları not ettiğini ancak doğrudan bir yorum yapmayı tercih etmediklerini ifade etti. Peskov, “Bölgedeki gerilim seviyesinin tırmandığını ve durumun kötüleştiğini görüyoruz. Aslında tüm bölge yanıyor ve bunlar İran’a yönelik saldırganlığın ciddi ve olumsuz sonuçlarıdır” dedi. Çatışmanın küresel ekonomi üzerindeki ağır etkilerine de dikkat çeken Peskov, durumun ciddiyetinin farkında olduklarını vurguladı.
Arka Plan: ABD Başkanı Trump, pazar günü Truth Social hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla, Hürmüz Boğazı’nın açılmaması durumunda salı günü İran’daki elektrik santrallerini ve köprüleri bombalama tehdidinde bulunmuştu.
Lavrov ve Arakçi Arasında Kritik Görüşme
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Bakan Sergey Lavrov ile İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi arasında gerçekleşen telefon görüşmesine dair bir açıklama yayımladı. Moskova’nın gerilimi düşürmeye yönelik çabaların sonuç vermesini umduğu belirtilen açıklamada; ABD’ye “ültimatom dilinden vazgeçmesi ve müzakere masasına dönmesi” çağrısı yapıldı. Her iki bakan da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dahil olmak üzere, krizin siyasi ve diplomatik çözüm şansını baltalayacak her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Çin ve Rusya’dan Diplomatik İş Birliği
Gerilimin bir diğer diplomatik cephesinde ise Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Rus mevkidaşı Lavrov ile bir görüşme gerçekleştirdi. Vang Yi, Çin’in Orta Doğu’daki tansiyonu düşürmek için Rusya ile BM Güvenlik Konseyi çatısı altında çalışmaya devam edeceğini belirtti. Çinli Bakan, Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye sorununun kökten çözümünün ancak “en kısa sürede sağlanacak bir ateşkes ve savaşın sona ermesiyle” mümkün olacağını ifade etti.
Ankara ve Pekin’in de desteklediği diplomatik girişimler sürerken, Moskova’nın bu temkinli ama uyarıcı tonu, uluslararası toplumun Trump yönetiminden gelecek hamleleri endişeyle beklediğini gösteriyor.
