İran'ın yedi ülkeye düzenlediği saldırıların bilançosu açıklandı
Dünya

İran’ın yedi ülkeye düzenlediği saldırıların bilançosu açıklandı

Anadolu Ajansı’nın resmi verilere dayanarak hazırladığı rapor, 28 Şubat 2026’da patlak veren savaşın başından bu yana İran tarafından gerçekleştirilen saldırıların boyutunu gözler önüne serdi. Aralarında körfez ülkelerinin de bulunduğu yedi Arap ülkesine yönelik düzenlenen saldırılarda toplamda 6 bin 413 füze ve insansız hava aracı (İHA) kullanıldığı, ayrıca iki adet Su-24 savaş uçağıyla hava operasyonu gerçekleştirildiği kaydedildi.

İstatistiki verilere göre saldırıların hedefi olan ülkeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Ürdün ve Umman yer alıyor. Washington ve Tahran arasında Pakistan aracılığıyla sağlanan geçici ateşkese rağmen, özellikle ilk iki gün içerisinde saldırıların yer yer devam etmesi dikkat çekti. Çarşamba günü başlayan ateşkesin ilk saatlerinde dahi BAE, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Bahreyn’e yönelik 141 füze ve İHA fırlatıldığı bildirildi.

BAE, 563 füze ve 2 bin 256 İHA ile saldırılardan en çok etkilenen ülke olurken, düzenlenen bu operasyonlarda şimdiye kadar farklı uyruklardan 13 kişinin hayatını kaybettiği, 224 kişinin ise yaralandığı açıklandı. Kuveyt ise saldırıları “İran’ın menfur saldırganlığı” olarak nitelendirerek, hayati önem taşıyan tesislerinin hedef alındığını vurguladı. Suudi Arabistan cephesinde ise enerji tesislerinin zarar görmesi sonucu üretim kapasitesinde günlük 600 bin varillik bir azalma yaşandığı belirtildi.

Tahran yönetimi, bu saldırıların bölgedeki “Amerikan ve İsrail çıkarlarına” yönelik bir misilleme olduğunu iddia etse de, sivil yerleşim yerleri, limanlar ve havalimanlarının zarar görmesi uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Kudüs dahil bölge genelindeki gerginlik sürerken, 8 Nisan’da ilan edilen iki haftalık ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu olmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yönelik verdiği mühletin hemen öncesinde gelen bu ateşkes süreci, bölgenin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.