Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Güney Sudan’da 22 Aralık 2026 tarihinde yapılması planlanan seçimler öncesinde Juba hükümeti üzerindeki diplomatik ve mali baskısını artırdı. Washington yönetimi, seçim sürecine destek verilmesi için 2018 yılında imzalanan barış anlaşmasının tarafları arasında “gerçek bir siyasi diyalog” kurulmasını şart koştu. İki kez ertelenen bu kritik seçim, dünyanın en genç ülkesinde geçiş dönemini sona erdirmeyi hedefliyor.
Finansman sorumluluğu Juba hükümetinde
ABD’nin Juba Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, seçimlerin finansman yükünün öncelikle Güney Sudan hükümeti tarafından üstlenilmesi gerektiği vurgulandı. Washington, uluslararası yardımların ancak hükümetin kamu kaynaklarını seçimler, temel hizmetler ve memur maaşları için şeffaf bir şekilde kullanması durumunda devam edebileceğini belirtti. ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz da dış dünyadaki vergi mükelleflerinin, yerel hükümetin sahiplenmediği bir süreci finanse etmeye zorlanamayacağını ifade etti.
Siyasi tutuklular ve barış anlaşması krizi
Washington’ın sunduğu şartların başında, muhalif lider Riek Machar üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması geliyor. Mart 2025’ten bu yana ev hapsinde tutulan Machar’ın süreçten dışlanması, barış anlaşmasının uygulanabilirliğini tehlikeye atıyor. ABD yönetimi, ordunun birleştirilmesi, kalıcı anayasanın yazılması ve nüfus sayımı gibi 2018 anlaşmasının temel maddeleri yerine getirilmeden yapılacak bir seçimin “inandırıcı” olmayacağı görüşünde.
Güvenlik endişeleri ve uluslararası bölünme
BM yetkilileri, siyasi tıkanıklığın Jonglei eyaleti gibi bölgelerde şiddeti körüklediği ve 280 binden fazla sivili yerinden ettiği konusunda uyarıyor. Öte yandan BM Güvenlik Konseyi’nde konuya ilişkin belirgin bir görüş ayrılığı yaşanıyor. ABD baskı politikasını savunurken; Çin ve Rusya, Güney Sudan makamlarına daha fazla zaman tanınması ve bölgesel arabuluculuk çabalarının desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Juba hükümetinin, ABD’nin mali restine karşı nasıl bir adım atacağı bölgedeki siyasi istikrarın kaderini belirleyecek.
