Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açma kararı, haftalardır süren gerilimin ardından küresel piyasalarda ihtiyatlı bir iyimserliğe yol açtı. Ancak bu karar, bölgedeki askeri hareketliliğin gölgesinde kalırken lojistik tıkanıklıklar ve Washington’ın devam eden deniz ablukası ekonomik toparlanmanın önündeki en büyük engeller olarak duruyor.
Petrol fiyatlarında “ateşkes” indirimi
Açıklamanın ardından Brent petrolün varil fiyatı %10’dan fazla değer kaybederek haftalar sonra ilk kez 90 doların altına geriledi. Uzmanlar, bu düşüşü yatırımcıların sıcak çatışma riskinin azaldığına yönelik beklentisine ve boğazdaki petrol akışının yeniden başlama ihtimaline bağlıyor. Yine de piyasa dengelerinin kalıcı olarak sağlanması için somut adımlar bekleniyor.
800 gemi mahsur, sevkiyatlar yavaş
Boğazın açılmasına rağmen seyrüsefer serbestisinin henüz tam kapasiteye ulaşmadığı bildirildi. Boğazda yaklaşık 426’sı petrol tankeri olmak üzere toplam 800 geminin mahsur kaldığı ve bu trafiğin eritilmesinin zaman alacağı vurgulanıyor. Ayrıca geçişlerin hala İran Deniz Kuvvetleri denetimindeki özel rotalar üzerinden koordine edilmesi, lojistik akışın siyasi kontrol altında olduğunu gösteriyor.
Abluka ve altyapı hasarı toparlanmayı zorlaştırıyor
Ekonomi analistleri, gerçek bir iyileşme için sadece boğazın açılmasının yetmeyeceğine dikkat çekiyor:
- ABD Ablukası: ABD’nin Umman Körfezi ve Arap Denizi’ndeki İran limanlarına yönelik ablukası, petrol ihracatını baskılamaya devam ediyor.
- Üretim Tesisleri: Çatışmalar sırasında bölgedeki yaklaşık 80 petrol ve gaz tesisinin zarar gördüğü, üretimin eski seviyesine dönmesinin iki yılı bulabileceği tahmin ediliyor.
- Sektörel Kayıplar: Havacılık, tarım ve sağlık sektörlerinde enerji maliyetleri kaynaklı yaşanan devasa zararların telafi edilmesi, küresel enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Piyasalar artık geçici sükunet kararları yerine, Washington ve Tahran arasında arz güvenliğini garanti altına alacak sürdürülebilir ve yazılı bir anlaşmanın imzalanmasını bekliyor.
