Bölgesel gerilimin düşürülmesi amacıyla başlatılan diplomatik hamlelerde Pakistan kilit bir rol üstleniyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Lübnan’da yürürlüğe giren 10 günlük ateşkesi memnuniyetle karşıladığını belirterek, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu süreçteki “akılcı ve cesur” adımlarını takdir etti. Barışın tesisi için perde arkasında yürütülen görüşmelerin merkezi ise İslamabad oldu.
Trump: Anlaşmaya çok yakınız
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden çatışmaları sonlandıracak bir anlaşmanın “çok yakında” imzalanabileceğini duyurdu. Washington ve Tahran heyetlerinin önümüzdeki hafta başında bir araya gelebileceğini belirten Trump, anlaşmanın Pakistan’ın başkenti İslamabad’da imzalanması durumunda törene bizzat katılabileceğini ifade etti. Pakistanlı kaynaklar ise tarafların prensipte anlaştığını, öncelikle bir mutabakat zaptı imzalanacağını ve 60 gün içinde kapsamlı bir barış planının devreye gireceğini doğruladı.
Nükleer dosyasında “uranyum” pazarlığı
Görüşmelerin en hassas noktasını İran’ın nükleer kapasitesi oluşturuyor. Washington yönetimi İran’ın nükleer faaliyetlerini 20 yıl süreyle dondurmasını şart koşarken, Tahran’ın bu süreyi 3 ila 5 yılla sınırlamak istediği ancak son kertede orta yolun bulunduğu belirtiliyor. Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını teslim etmeyi kabul ettiğini açıkladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin nükleer silah peşinde olmadığını ve bölgede istikrar istediğini yineledi.
Karşılıklı tehditler: Eller tetikte
Diplomatik iyimserliğe rağmen askeri kanatlardan gelen açıklamalar gerilimin boyutunu koruyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, her türlü “saldırgan aptallığa” karşı yıkıcı darbeler indirmeye hazır olduklarını bildirdi. İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, “Ellerimiz tetikte, son nefesimize kadar sözümüze sadığız” dedi.
ABD tarafında ise Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın anlaşmayı reddetmesi durumunda altyapı ve enerji tesislerinin hedef alınacağı uyarısında bulundu. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Tahran’ın nükleer silahlanmadan vazgeçmemesi halinde daha ağır bedeller ödeyeceğini savundu.
Hürmüz Boğazı ve Avrupa’nın hamlesi
Savaşın ekonomik boyutu olan Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ise uluslararası bir krize dönüşmüş durumda. İran’ın boğazı kapatma girişimlerine karşı ABD’nin İran limanlarını kuşatması, gerilimi tırmandırıyor. Bu bağlamda Fransa ve İngiltere öncülüğünde yaklaşık 40 ülkenin temsilcisi, seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek amacıyla Paris’te bir araya geldi. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’dan temsilcilerin katıldığı zirvede, boğazın ticari trafiğe güvenli bir şekilde açılması için atılacak teknik adımlar masaya yatırıldı.
