AB Özel Temsilcisi Luigi Di Maio, Lübnan ve İsrail arasında sağlanan ateşkesin ardından bölgedeki diplomatik sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İslamabad’da ABD ve İran arasında devam eden görüşmelerin önemine dikkat çeken Di Maio, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açma kararını “gerilimi düşürmeye yönelik harika bir adım” olarak nitelendirdi.
Yeni bir güvenlik denklemi arayışı
Savaşın küresel etkilerine ve Körfez bölgesindeki sivil tesislerin hedef alınması sonucu yaşanan can kayıplarına değinen İtalyan diplomat, geçici ateşkeslerin ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Di Maio, “Bölge halklarının ve uluslararası ortakların barış içinde yaşayabilmesi için taraflar arasında güvenliği kalıcı kılan yapılandırılmış bir anlaşmaya ihtiyaç var” dedi.
Avrupa’nın bölgedeki rolü ve seyrüsefer serbestisi
Avrupa Birliği’nin krizin başından beri tüm taraflarla iletişim halinde olduğunu belirten Di Maio, AB’nin Lübnan halkına ve kurumlarına yönelik yeni bir destek paketini onayladığını hatırlattı. Ayrıca, Körfez’deki seyrüsefer serbestisini koruma konusundaki kararlılıklarını yineleyen Temsilci, bölge ülkelerinden talep gelmesi durumunda bu desteği sürdüreceklerini ifade etti.
Körfez ülkelerinin ekonomik gücü ve diplomasi potansiyeli
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin dünya ekonomisi ve uluslararası hukukun tesisi için kritik öneme sahip olduğunu belirten Di Maio, AB’nin 2021 yılından bu yana bu ülkelerle stratejik bir ortaklık yürüttüğünü vurguladı. Körfez ülkelerinin, devam eden ateşkes süreçlerinde ve gelecekteki olası barış anlaşmalarında kilit rol oynayabileceği mesajını verdi.
