Lübnan’da “çatışmaların durdurulması” anlaşmasının ardından gözler bölgedeki askeri hareketliliğe çevrildi. İsrail ordusu henüz bölgeden çekilmezken, sınır hattında stratejik noktalarda mevzi kazanmış durumda. Askeri ve stratejik uzmanların verilerine göre Lübnan’ın güneyindeki güncel durum ve ateşkesin detayları şöyle:
İsrail ordusu hangi bölgelerde konuşlu?
İsrail ordusu bölgede kesintisiz bir hat oluşturmak yerine batı, orta ve doğu sektörlerinde belirli noktalara odaklanmış durumda. İşgalin derinliği bazı eksenlerde 10 kilometreyi aşıyor:
-
Batı Sektörü (Beyyada): Yaklaşık 6 kilometre derinliğe ulaşılmış durumda.
-
Orta Sektör (Bint Cübeyl): Derinlik 6 ile 7 kilometre arasında değişiyor.
-
Doğu Sektörü (Hiyam): Operasyonun en derin noktası olan bu bölgede ilerleyiş 10 kilometreyi bulurken, bazı noktalarda 12,85 kilometreye kadar ulaşıldığı belirtiliyor.
Bölgedeki askeri güçlerin büyüklüğü
İsrail, operasyon sahasına 5 askeri tümen sürmüş durumda. Bunlar arasında ağır kayıplar verdiği iddia edilen 401. Tugay‘ın bağlı olduğu 162. Tümen ile bünyesinde komando birliklerini barındıran 98. Tümen dikkat çekiyor. Ayrıca bölge komutasından sorumlu olan 91. Celile Tümeni de Hiyam hattında faaliyet gösteriyor.
Kontrol tam olarak sağlandı mı?
Askeri uzmanlar, İsrail’in sahada tam bir “temizlik ve yerleşme” aşamasına geçemediğini vurguluyor. Örneğin; Bint Cübeyl kuşatılmış olmasına rağmen içeride halen Hizbullah savaşçılarının bulunduğu, Hiyam bölgesinde ise kontrolün ancak %50 oranında sağlanabildiği ifade ediliyor.
10 günlük ateşkes neyi öngörüyor?
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından duyurulan anlaşmanın temel maddeleri şunlar:
- Yükümlülükler: İsrail saldırı operasyonlarını durdurmayı taahhüt ederken, Lübnan tarafı İsrail’e yönelik saldırıları engellemek için “somut adımlar” atacak.
- Meşru Müdafaa: Anlaşma İsrail’e “kendini savunma hakkı” tanırken, Lübnan için benzer bir maddenin açıkça belirtilmemesi dikkat çekiyor.
- Çözülmemiş Sorunlar: Metinde İsrail’in çekilme takvimi, Hizbullah’ın silahsızlandırılması veya yüz binlerce göçmenin geri dönüşü gibi kritik konulara yer verilmiyor.
Tarafların ateşkese bakışı
İsrail, işgal ettiği alanları nüfustan arındırılmış bir “güvenlik tampon bölgesi” olarak kalıcı hale getirmeye çalışıyor. Lübnan hükümeti ise egemenliğini geri kazanmak ve yerinden edilenlerin geri dönüşünü sağlamak için yıkılan köprüleri onarmaya başladı. Hizbullah ise ateşkesi kabul etmekle birlikte, İsrail’in Lübnan topraklarındaki varlığının “direniş hakkını” saklı tuttuğunu savunuyor. Uzmanlar, bölgesel ve uluslararası konjonktürün bu kez askeri çözümler yerine diplomatik çözümleri zorlayabileceği görüşünde birleşiyor.
