Filistin'de altın sarısı kâbus: Hasat ateşe veriliyor!
İslam Dünyası

Filistin’de altın sarısı kâbus: Hasat ateşe veriliyor!

İşgal altındaki Batı Şeria’nın birçok köyünde geleneksel olarak neşeyle beklenen buğday hasat mevsimi, son yıllarda yerini derin bir endişe, korku ve belirsizliğe bıraktı. Yahudi yerleşimcilerin tırmanan saldırıları ve İsrail ordusunun tarım arazilerini hedef alan askeri kısıtlamaları, bölgedeki Filistinli üreticileri çaresiz bırakıyor.

Normal şartlarda ailelerin geçim kaynağını güvence altına almak için hummalı bir çalışmaya sahne olması gereken tarlalar; kundaklama olayları, mahsul hırsızlıkları ve askeri engellemeler nedeniyle adeta birer ekonomik yıkım alanına dönüşmüş durumda. Özellikle çevre yolları ve yasa dışı yerleşim birimlerine yakın arazilerde üretim yapmak her geçen gün daha da tehlikeli bir hal alıyor.

Küller altında kalan bir yıllık emek

Nablus’un doğusundaki Beyt Furik köyünde yaşayan çiftçi Ebu Halid Haneni, maruz kaldıkları zorlukları şu sözlerle özetliyor:

“Tüm yıl bu hasat mevsimini bekledik. Ancak bu sezon, yerleşimcilerin yerleşim birimi yakınındaki geniş buğday tarlalarımızı ateşe vermesiyle büyük bir şok yaşadık. Birkaç saat içinde koca bir yıllık emeğimiz küle döndü. Özellikle içinde bulunduğumuz bu zor ekonomik şartlarda uğradığımız zararı telafi etmemiz imkansız.”

Benzer bir mağduriyet yaşayan Salem köyü sakinlerinden Mahmud İştiyye ise saldırıların sadece kundaklamayla sınırlı kalmadığını söylüyor. Hasattan hemen önce mahsullerinin bir kısmının çalındığını belirten İştiyye, “Kalanı kurtarmak için tarlaya girmeye çalıştığımızda, İsrail askerleri ‘güvenlik’ gerekçesiyle bizi engelledi. İşgal altındaki topraklarda üç yıldır işimizi kaybetmiştik, tarımı kendimize alternatif bir geçim kapısı olarak seçtik ama şimdi buradaki emeğimize de göz diktiler” ifadelerini kullanıyor.

Traktör anahtarlarına el konuluyor

Salem Köy Meclisi Sözcüsü Nasır İştiyye, İsrail ordusunun çiftçilerin tarlalarına ulaşmasını günlerdir sistematik olarak engellediğini vurguladı. İştiyye’nin aktardığı bilgilere göre askeri güçler, biçerdöver ve traktörlerin anahtarlarına el koyarak çiftçileri sahadan uzaklaştırıyor. Bu durum, buğdayların aşırı sıcak altında çürümesine ya da yeni bir kundaklama dalgasıyla tamamen yok olmasına zemin hazırlıyor.

Sadece Nablus değil, Ramallah çevresindeki tarım alanları da benzer bir abluka altında. Turmusayya köyünden Muhammed Cebare, sürekli tekrarlanan bu saldırılar yüzünden can güvenliği endişesi taşıdıklarını ve birçok çiftçinin ekim alanlarını küçültmek zorunda kaldığını belirtiyor. Sincil kasabasında yaşayan Ahmed Gafri ise bu yılı “yıllardır yaşanan en zor ve en sert sezon” olarak nitelendirerek, geçmişte bir şenlik havasında geçen hasat günlerinin artık yerini korku dolu anlara bıraktığını ifade ediyor.

Kırsal nüfusu göç ettirme stratejisi

Muğayyir köyünde yaşanan benzer erişim engelleri de yüzlerce dönümlük stratejik mahsulün ziyan olmasına yol açtı. Bölgedeki gelişmeleri analiz eden Yerleşim Birimleriyle Mücadele Aktivisti Beşşar El-Karyuti, buğday hasadına yönelik saldırıların tesadüfi olmadığını vurguluyor.

El-Karyuti’ye göre, tarım arazilerinin işgal ordusu ve radikal yerleşimciler tarafından eş zamanlı olarak hedef alınması, Filistin kırsalını insansızlaştırmaya yönelik planlı bir stratejinin parçası. Ekonomik darbe vurularak toprakların terk edilmesinin amaçlandığını belirten aktivist, toprağa bağlı kalmanın ve tarımsal üretimi sürdürmenin bugün en önemli sivil direniş biçimlerinden biri olduğunu ifade ediyor.