Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, Amman’da Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileriyle kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Safadi, UNRWA’nın insani yardım misyonunun aksamaması için uluslararası kamuoyuna acil finansal ve siyasi destek çağrısında bulundu.
Vazgeçilmez kurum: UNRWA
Ürdün Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, UNRWA’nın Vekaleten atanan Genel Komiseri Christian Saunders ile bir araya gelen Safadi, ajansın Filistinli mülteciler için “vazgeçilmez” olduğunu belirtti. Safadi, UNRWA’nın 1949’dan bu yana üstlendiği görevlerin, milyonlarca mültecinin temel yaşam haklarının korunması açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
İsrail’in iddialarına karşı tarafsızlık vurgusu
Görüşmede, İsrail’in UNRWA personeline yönelik yönelttiği “Hamas’a destek” iddiaları da ele alındı. Ajans yönetimi, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Birleşmiş Milletler’in tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine bağlı kaldıklarını bir kez daha yineledi. Ürdün, ajansın operasyonel kapasitesinin siyasi baskılarla zayıflatılmaması gerektiğini savunuyor.
70 milyar dolarlık yeniden imar ihtiyacı
UNRWA, özellikle 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Aksa Tufanı operasyonu ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından tarihindeki en büyük krizlerden biriyle karşı karşıya kaldı. Bölgedeki yıkımın boyutu, insani yardım ihtiyacını katlayarak artırdı.
- İnsani Yıkım: On binlerce can kaybı ve milyonlarca yerinden edilmiş insan.
- Ekonomik Fatura: Uluslararası gözlemcilerin verilerine göre, Gazze’nin yeniden imarı için yaklaşık 70 milyar dolarlık bir kaynak gerekiyor.
Ürdün hükümeti, bu devasa yıkım karşısında UNRWA’nın elindeki kısıtlı imkanların yetersiz kaldığını belirterek, uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini ifade ediyor. Ajansın Ürdün, Suriye, Lübnan, Batı Şeria ve Gazze’deki beş operasyonel bölgesinde hizmetlerini sürdürebilmesi, sadece bir yardım meselesi değil, aynı zamanda mültecilerin temel insan haklarının korunması meselesi olarak görülüyor.
