Dr. Hasan Cebbarin: Bu idam değil, 'Öldürme' yasasıdır
İslam Dünyası

Dr. Hasan Cebbarin: Bu idam değil, ‘Öldürme’ yasasıdır

İsrail Meclisi (Knesset) tarafından kabul edilen Filistinli esirler için idam cezası yasası, hukuk çevrelerinde ve sahada büyük bir tartışma başlattı. Adalah Hakları Merkezi Direktörü Dr. Hasan Cebbarin, Al Jazeera’ya verdiği mülakatta, bu düzenlemenin hukuki bir cezadan ziyade ayrımcı ve intikamcı bir “öldürme mekanizması” olduğunu vurguladı. Cebbarin, yasanın sadece Filistinlileri kapsayacak şekilde dizayn edildiğini belirterek, Yahudi yerleşimcilerin benzer eylemlerde bu kapsamın dışında tutulduğuna dikkat çekti.

Yasanın Kapsamı ve Ayrımcı Detaylar

  • Siyasi ve Etnik Ayrım: Yasa, “İsrail devletine veya Yahudi halkına karşı” siyasi motivasyonla işlenen cinayetleri kapsıyor. Bu tanım, İsrail vatandaşı olan Arapları (48 Arapları) ve Batı Şeria sakinlerini hedef alırken, Filistinlilere karşı suç işleyen Yahudileri muaf bırakıyor.

  • Geriye Dönük İşlemiyor: Yasa 31 Mart 2026 sonrası eylemler için geçerli; yani mevcut esirler bu yasadan etkilenmeyecek. Ancak yeni tutuklamalar için süreç oldukça katı: Hakimlerin takdir yetkisi kısıtlanıyor ve hafifletici sebeplerin dikkate alınması yasaklanıyor.

  • Hamileler ve Çocuklar: Kanun metni, hamile kadınlar veya çocuklar için özel bir koruma maddesi içermiyor. Dr. Cebbarin, bu boşluğun yasanın “insani değerlerden yoksun ve yalnızca öldürme odaklı” bir mantıkla yazılmasından kaynaklandığını ifade ediyor.

Hukuki Süreç ve Uluslararası Tepkiler

Adalah Merkezi, yasanın iptali için İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) nezdinde de “insanlık suçu” ve “apartheid uygulaması” olarak değerlendirilebilecek bu yasanın, işgal altındaki topraklarda uygulanmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu belirtiliyor. Dr. Cebbarin, infazların başlaması durumunda Filistin ulusal hafızasında yeni direniş sembollerinin doğacağını ve küresel çapta büyük protestoların tetikleneceğini öngörüyor.

Islamist Agenda