İran, İsrail ordusunun Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarına tepki olarak bugün Hürmüz Boğazı’ndan petrol tankerlerinin geçişini yeniden askıya aldı. Tahran’dan yapılan açıklamalarda, ABD ile varılan iki haftalık ateşkesin Lübnan cephesini de kapsadığı vurgulanırken, İsrail’in bu “suçuna” mermiyle karşılık verileceği belirtildi.
Ateşkesin kapsamı tartışılıyor
Üst düzey bir İranlı yetkili, El-Cezire’ye yaptığı açıklamada, ABD ile yapılan anlaşmanın bölgesel bir ateşkesi öngördüğünü savunarak şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, ahitlerini bozmasıyla tanınan bir yapıdır ve onu ancak kurşun durdurabilir. Lübnan’daki direnişe yönelik saldırılar, kabul ettiğimiz iki haftalık barış planının açık bir ihlalidir.”
İranlı askeri kaynaklar, İsrail’in saldırılarına yanıt vermek üzere hedeflerin belirlendiğini ve Lübnan’daki bombardımanların devam etmesi durumunda ateşkes anlaşmasından resmen çekileceklerini bildirdi.
Washington’a “güven” krizi
Tahran’da hakim olan görüşe göre, ateşkes ilanına rağmen İsrail’in durdurulmaması, ABD’nin Binyamin Netanyahu üzerindeki etkisizliğini ya da İsrail’e örtülü bir hareket alanı tanıdığını gösteriyor.
Kritik Gelişmeler:
-
Hürmüz Boğazı: Gemi trafiği, İran Silahlı Kuvvetleri’nin kararıyla yeniden sıkı önlemler altına alındı.
-
Trump’ın Şartı: ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik saldırıları durdurma kararını “boğazın tamamen açılması” şartına bağlamıştı. Boğazın yeniden kapanması, ABD’nin bombardımanlara tekrar başlama riskini artırıyor.
-
Diplomatik Çıkmaz: Cuma günü Pakistan’da yapılması planlanan tarihi yüz yüze müzakereler, Lübnan’daki bu son tırmanış nedeniyle tehlikeye girdi.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden bir silah olarak masaya sürülmesi, küresel enerji piyasalarında kısa süreli yaşanan rahatlamayı yerini tekrar büyük bir belirsizliğe bıraktı.
