Netanyahu İslamabad zirvesi öncesi zamanla yarışıyor
İslam Dünyası

Netanyahu İslamabad zirvesi öncesi zamanla yarışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ve İran arasındaki iki haftalık ateşkes ilanını kolayca sindiremedi. Kasım ayındaki seçimler öncesinde “İsrail’in Kralı” imajını korumak ve hakkındaki yolsuzluk davalarını gölgelemek isteyen Netanyahu, çareyi Lübnan’da “cehennemin kapılarını açmakta” buldu. Beyrut’un kalbini ve onlarca köyü hedef alan yüzlerce hava saldırısı, askeri bir gereklilikten ziyade siyasi bir “hayatta kalma” hamlesi olarak değerlendiriliyor.

İki Stratejik Hedef: Böl ve Yok Et

Analistler, Netanyahu’nun Lübnan’da başlattığı bu kanlı harekatı iki temel nedene bağlıyor:

  1. Cepheleri Ayırma: Tahran’ın anlaşmaya dahil ettiği “Lübnan ve İran cephelerinin ayrılmazlığı” ilkesini sahada bombalayarak çökertmek.

  2. Yıldırma ve Korku: “Shock and Awe” (Şok ve Dehşet) taktiğiyle Hizbullah’ın sosyal tabanını ve sivil altyapıyı hedef alarak, gelecek nesillere “caydırıcı” bir yıkım mirası bırakmak.

Zamanla Yarış: İslamabad Zirvesi Öncesi Son Hamle

Cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak doğrudan görüşmeler, Netanyahu için bir kâbus senaryosu. Trump’ın kendisini baypas ederek İran ile anlaşmaya varması, İsrail Başbakanı’nı köşeye sıkıştırdı. Netanyahu, zirveye kadar geçen 48 saati Lübnan’ı kan gölüne çevirmek için kullanıyor. Amacı; İran’ı sert bir misillemeye zorlayarak ateşkesi bozmak veya ABD’yi tekrar çatışmanın içine çekmek.

İran’ın Hürmüz Kozu ve Hassas Denge

Tahran yönetimi, İsrail’in Lübnan saldırılarını ateşkesin ağır bir ihlali olarak görüyor. Diplomatik kaynaklara göre, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma konusundaki “isteksizliği”, Washington üzerinde İsrail’i dizginlemesi için kurduğu bir protesto baskısıdır.

Ancak bu durum her iki taraf için de riskli bir sınav: Hizbullah’ın sabrı taşmak üzereyken, Tahran’ın bu “kırılgan” anlaşmayı kurtarmak için sadece İsrail’i hedef alan sınırlı bir yanıt verip vermeyeceği merak konusu. Netanyahu, Lübnan’ı yıkarak aslında kendi siyasi geleceğini inşa etmeye çalışıyor; ancak dökülen bu kan, bölgeyi bir kez daha büyük bir savaşın eşiğine getirmiş durumda.

Islamist Agenda