İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in cezaevindeki Filistinli kadın tutuklulara yönelik kaba ve tehditkâr tavırlarını belgeleyen sızdırılmış bir video kaydı, kamuoyunda infiale yol açtı. Görüntülerde aşırı sağcı bakanın karşısına dikilen Ceninli tutuklu Hana Tahayne’nin eşi, eski tutuklu Şerif Tahayne, 25 aydır haber alamadığı eşini böylesi bir baskı altında görmenin ailede derin bir şok ve öfke yarattığını açıkladı.
25 ay sonra gelen ilk görüntü: Alay ve tehdit
İsrail zindanlarında aralıklarla 15 yıl hapis yatan ve eşinin tutuklanmasından yalnızca iki hafta önce 22 aylık son cezasını tamamlayarak tahliye olan Şerif Tahayne, El Cezire’ye konuştu. Eşini aylar sonra ilk kez ağır silahlı gardiyanlar ve polis kordonu eşliğinde Ben-Gvir ile karşı karşıya gelirken gördüğünü belirten Tahayne, bakanın kadın tutukluların en temel insani taleplerine dahi alaycı ifadeler, tehditler ve hakaretlerle karşılık verdiğini söyledi.
Hana Tahayne ve koğuştaki diğer kadın tutukluların görüşme sırasında hücrelerdeki insanlık dışı muameleyi protesto ettiği görülüyor:
- Hijyen koşullarının tamamen çökmesi, temiz su ve temel gıda maddelerinin kısıtlanması,
- Tuz, şeker gibi en temel besin ihtiyaçlarının dahi cezaevi idaresince gasp edilmesi,
- Cenevre Sözleşmesi ve uluslararası hukukun zorunlu kıldığı kadınlara özel hijyen ve sağlık malzemelerine erişimin engellenmesi.
21 günde 7 koğuş baskını: Sistematik yıldırma
Eşinin ve diğer kadın mahkûmların lüks veya ayrıcalık değil, asgari insan onuruna uygun muamele talep ettiğini vurgulayan Şerif Tahayne, cezaevinde baskıların tırmandığına dikkat çekti. Kadın tutukluların koğuşlarına yalnızca 21 gün içinde 7 kez özel birliklerce baskın düzenlendiğini, eşyaların dağıtıldığını ve darp vakalarının yaşandığını aktaran Tahayne, bu politikanın kadınların iradesini kırma amacı taşıdığını belirtti.
İsrail makamlarının “insani koşullar sağlandığı” yönündeki propagandalarının yalan olduğunu kaydeden eski tutuklu, Gazze’deki savaş ortamının intikam aracı olarak kadın tutuklular üzerinden yürütüldüğünü ifade etti. Tahayne, uluslararası insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler kurumlarına acil çağrıda bulunarak İsrail cezaevlerindeki kadın tutuklulara yönelik hukuksuzlukların ve keyfi tecrit uygulamalarının derhal incelenmesini istedi.



