Axel Springer CEO'su gazetecileri tehdit etti
Dünya

Axel Springer CEO’su gazetecileri tehdit etti

Politico, Telegraph ve Bild gibi dünyaca ünlü yayın organlarını bünyesinde barındıran Axel Springer grubunun en tepesindeki isim olan Mathias Döpfner, çalışanlarına yönelik sert bir ültimatom yayımladı. Döpfner, kurumun “temel ilkeleriyle” uyuşmayan, özellikle İsrail’in varlık hakkına destek vermeyen gazetecilerin grupta yeri olmadığını ifade etti. Bu çıkış, Avrupa’nın en büyük medya yapılanmalarından birinde editöryal bağımsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

“Ya kabul et ya da ayrıl”

Sızdırılan ses kayıtlarına göre, geçtiğimiz pazartesi günü Politico çalışanlarıyla yapılan gergin toplantıda konuşan Döpfner, grubun değerler hiyerarşisinde İsrail’e desteğin, bireysel özgürlüklerden hemen sonra geldiğini vurguladı. Döpfner, “Bu ilkelerden biriyle çelişen hiç kimse Axel Springer çatısı altında çalışmamalıdır; bu durumda olanlar kendi kararlarını verip kurumdan ayrılmalıdır,” dedi. Çalışanlar ise CEO’nun bu keskin tavrının tarafsız haber kaynağı imajına zarar verdiği konusunda uyarılarda bulundu.

Siyasi tutum ve sert dil

“Almanya’nın Rupert Murdoch’u” olarak anılan Döpfner, daha önce kaleme aldığı yazılarda Avrupa’nın İran’a karşı ABD ve İsrail’in yanında saf tutması gerektiğini savunmuştu. Tahran yönetimi için “saldırgan” yerine “terörist” veya “kitle katili” ifadelerini kullanmayı tercih ettiğini belirten Döpfner, bu katı ideolojik tutumuyla eleştirilerin odağında yer alıyor.

Geçmişteki tartışmalı ifadeler

Döpfner’in daha önce ortaya çıkan bir e-postasında kullandığı “Siyonizm her şeyin üzerindedir, İsrail benim ülkemdir” ifadesi, “her şeyin üzerinde” kalıbının Nazi dönemini çağrıştırması nedeniyle Almanya’da büyük tepki çekmişti. İsrail Cumhurbaşkanı İshak Herzog, geçtiğimiz ekim ayında Döpfner’e İsrail’e verdiği desteklerden dolayı onur nişanı takdim etmişti.

Özellikle Gazze’de on binlerce sivilin hayatını kaybettiği ve İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılandığı bir dönemde gelen bu baskıcı tutum, Axel Springer’in yeni bünyesine kattığı Daily Telegraph gibi köklü yayınların yayın çizgisinin geleceği konusunda endişeleri artırıyor.