Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki gerilim, askeri operasyonlar ve diplomatik arayışların iç içe geçtiği kritik bir evreye girdi. Geçtiğimiz Cumartesi günü İslamabad’da gerçekleştirilen ilk tur görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından, taraflar müzakere masasına dönmek için Pakistan’ın arabuluculuğunda yeni bir zemin arıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, süreci “verimli” olarak nitelendirerek bir anlaşmaya varılması konusunda iyimser olduklarını ifade etti.
Ekonomik baskı ve Hürmüz Boğazı düğümü
Diplomatik temaslar sürerken Washington, müzakere masasında elini güçlendirmek için ekonomik baskı kartını kullanmaya devam ediyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran petrolü alan ülkelere yönelik “ikincil yaptırımlar” uygulanabileceği uyarısında bulundu. Bu hamle, Trump yönetiminin enerji arzını artırma amacıyla daha önce sağladığı muafiyetlerin sona erdiğinin işareti olarak yorumlanıyor.
Sahada ise ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası tüm hızıyla sürüyor. CENTCOM Komutanı Brad Cooper, İran’ın deniz ticaretinin tamamen durdurulduğunu ve dokuz geminin geri çevrildiğini açıkladı. Buna karşılık İran Genelkurmay Başkanı Ali Abdullah, ablukanın devam etmesi durumunda 8 Nisan’da başlayan ateşkesin tehlikeye gireceğini ve Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz’in tamamen kapatılabileceği uyarısında bulundu.
Tahran’da nükleer pazarlık mesaisi
Pakistan Ordu Komutanı Asım Münir, Washington’dan getirdiği mesajı iletmek ve ikinci tur müzakereleri planlamak üzere dün Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından İran Dışişleri Bakanlığı, sivil nükleer enerji haklarından baskı altında vazgeçmeyeceklerini, ancak uranyum zenginleştirme seviyesi ve türü üzerine tartışmalara açık olduklarını duyurdu.
Müzakere masasındaki temel ayrılıklar:
- Süre: ABD, İran’ın nükleer faaliyetlerinin 20 yıl süreyle askıya alınmasını önerirken; Tahran bu sürenin 3 ila 5 yılla sınırlı kalmasını istiyor.
- Stratejik Güvenceler: İranlı yetkililer, nükleer teknolojiden vazgeçilmeyeceğini vurgularken, gelecekte füze programı gibi diğer sanayi kollarına yönelik benzer baskıların gelmeyeceğine dair garanti talep ediyor.
- Ateşkes: Washington ateşkesin uzatılmasını isterken, Tahran yönetimi ABD’nin “müzakere taleplerinde mübalağayı bırakması” gerektiğini savunuyor.
