Lübnan ve İsrail arasında tarihi temas: 34 yıl sonra ilk doğrudan görüşme
İslam Dünyası

Lübnan ve İsrail arasında tarihi temas: 34 yıl sonra ilk doğrudan görüşme

ABD Başkanı Donald Trump, kendine ait sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Lübnan ve İsrail hükümetleri arasındaki üst düzey görüşmeyi “nefes alacak küçük bir alan yaratma çabası” olarak nitelendirdi. Bu gelişme, iki ülke arasında 1982’deki savaş ve sonrasındaki on yıllar süren kopukluğun ardından yaşanan ilk doğrudan siyasi temas olma özelliği taşıyor.

Tahran-Washington hattında Lübnan pazarlığı

Uzmanlar, Lübnan cephesindeki bu hareketliliğin, ABD ile İran arasında Pakistan’da yürütülen kapsamlı ve karmaşık müzakere sürecinden bağımsız olmadığını belirtiyor. İran’ın, nükleer dosya ve Hürmüz Boğazı kriziyle birlikte Lübnan dosyasını da masaya getirdiği, bölgedeki ateşkes çabalarının ancak bu paralelde ilerleyebileceği değerlendiriliyor. Siyasi analistlere göre, İran tarafı bir sonraki müzakere turunu Lübnan dosyasında somut ilerleme kaydedilmesi şartına bağlayarak Washington üzerindeki baskısını artırıyor.

İbrahim Anlaşmaları genişliyor mu?

Washington yönetiminin, Lübnan ve İsrail arasındaki bu diyaloğu “İbrahim Anlaşmaları”nın bir parçası olarak Lübnan ve Suriye’ye genişletme hedefi taşıdığı ifade ediliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun katılımıyla Washington’da gerçekleşen Lübnan ve İsrail büyükelçileri arasındaki olağan dışı görüşme, bu sürecin ön hazırlığı olarak görülüyor. ABD, İsrail ile Lübnan arasındaki olası bir normalleşmeyi, İran’a yönelik askeri ve ekonomik baskının doğrudan bir sonucu olarak uluslararası kamuoyuna sunmayı planlıyor.

Bölgesel direnç ve belirsizlikler

Diplomatik girişimlere rağmen, sahadaki gerçeklikler çözümün önündeki en büyük engel olarak duruyor. Bölge uzmanları, Hizbullah’ın Lübnan’ın ulusal dokusundaki derin yerini ve sahip olduğu toplumsal desteği hatırlatarak, askeri baskıyla bu yapının denklem dışı bırakılmasının zorluğuna dikkat çekiyor. Tahran yönetiminin ise Lübnan’ın iç işlerine dair pazarlıklardan kaçındığı, ancak bölgedeki genel bir ateşkesin parçası olarak sürece müdahil olduğu vurgulanıyor.

Perşembe günü gerçekleşmesi beklenen bu tarihi görüşmenin, bölgedeki savaşı sonlandıracak kalıcı bir uzlaşıya mı yoksa geçici bir nefes alma molasına mı dönüşeceği, Washington-Tahran arasındaki büyük pazarlığın seyrine bağlı görünüyor.

Islamist Agenda